Muğla'nın Yatağan ilçesine bağlı Deştin Mahallesi sakinleri, iki kez mahkeme kararıyla iptal edilen Bayır-Deştin Entegre Çimento Fabrikası projesine üçüncü kez verilen 'ÇED Olumlu' kararını protesto etmek için başlattıkları adalet nöbetinin sekizinci haftasında Muğla İdare Mahkemesi önünde bir araya geldi. Deştinliler, sekiz haftadır her hafta düzenli olarak gerçekleştirdikleri eylemlerle projenin bölgeye vereceği zararlara dikkat çekiyor ve kararın iptal edilmesini talep ediyor.
Hukuk Mücadelesi ve Üçüncü ÇED Kararı
Bayır-Deştin Entegre Çimento Fabrikası projesi, bölgede yaşayanların itirazları ve açtıkları davalar sonucunda iki kez mahkeme tarafından iptal edilmişti. Ancak proje için üçüncü kez 'ÇED Olumlu' kararı verilmesi, Deştinlilerin tepkisini yeniden alevlendirdi. Mahkeme kararlarına rağmen aynı projenin ısrarla gündeme getirilmesi, bölge halkında hukuka olan güveni sarstı. Deştin sakinleri, bu kararın bilimsel ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunuyor.
Deştinliler, sekiz haftadır sürdürdükleri adalet nöbetiyle kamuoyunun dikkatini çekmeye çalışıyor. Her hafta Muğla İdare Mahkemesi önünde toplanan grup, basın açıklamaları yaparak seslerini duyuruyor. Yapılan son açıklamada, "Bu fabrika sadece Deştin'in değil, tüm Muğla'nın geleceğini tehdit ediyor" denildi. Deştinliler, çimento fabrikasının hava, su ve toprak kirliliğine yol açacağını, bölgenin doğal ve kültürel dokusunu bozacağını belirtiyor.
Bölge Halkının Talepleri ve Destek Çağrısı
Deştinliler, çimento fabrikasının kurulması halinde bölgede yaşayanların sağlığının riske gireceğini, tarım ve turizm faaliyetlerinin zarar göreceğini vurguluyor. Ayrıca, projenin bölgede yaratacağı trafik yoğunluğu ve toz bulutunun günlük yaşamı olumsuz etkileyeceğini ifade ediyorlar. Eylemciler, yerel yönetimleri ve çevre örgütlerini de yanlarında görmek istediklerini belirterek, tüm duyarlı kesimleri dayanışmaya çağırıyor.
Adalet nöbeti, bölge halkının kararlılığını gözler önüne seriyor. Sekiz haftadır süren eylem, Deştinlilerin vazgeçmeye niyetli olmadığını gösteriyor. Grup, mahkemenin vereceği yeni karara kadar nöbete devam edeceklerini açıkladı. Bu süreçte, çevre mücadelesi veren diğer yerel inisiyatiflerden de destek mesajları geldiği öğrenildi.
Çevre Mücadelesinde Bir Örnek
Deştinlilerin mücadelesi, Türkiye'de çevre hakları konusunda verilen mücadelelere bir örnek teşkil ediyor. Bölge halkının, kendi yaşam alanlarını korumak için hukuki yollara başvurması ve kararlı duruşu, çevre bilincinin arttığını gösteriyor. Ancak, aynı projenin ısrarla hayata geçirilmek istenmesi, çevresel değerlendirme süreçlerinin etkinliği konusunda soru işaretleri yaratıyor.
Uzmanlar, çimento fabrikalarının çevresel etkilerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgularken, yerel halkın karar alma süreçlerine daha fazla dahil edilmesi gerektiğini belirtiyor. Deştinlilerin adalet nöbeti, bu anlamda önemli bir kamusal farkındalık yaratma işlevi görüyor.
Muğla İdare Mahkemesi'nin önümüzdeki günlerde vereceği karar, bölgenin geleceği açısından belirleyici olacak. Deştinliler, ne olursa olsun mücadelelerinden vazgeçmeyeceklerini ve doğal yaşam alanlarını korumak için sonuna kadar direneceklerini söylüyor. Sekiz haftalık adalet nöbeti, bu kararlılığın somut bir göstergesi olarak hafızalarda yer ediniyor.