Osmaniye'nin Kadirli ilçesinde, 6 Şubat depremlerinin ardından konteyner kentte yaşamını sürdüren üç çocuk annesi Gülay Kamalı, konteyner kentten ayrılmak zorunda kaldığını ancak otizmli çocuğu olduğu için kiralık ev bulamadığını belirtti. Kamalı, 'Ev arıyorum ama ev veren yok, çocuklarımdan dolayı. Üç tane çocuğum var, birisi otizmli. Bu yüzden kimse bana ev kiralamıyor' diyerek yetkililere seslendi.
Konteyner Kentten Çıkış Zorunluluğu ve Ev Arayışı
Depremin ilk günlerinden itibaren Kadirli ilçesinde kurulan konteyner kentte kalan Gülay Kamalı, konteyner kentlerin boşaltılma sürecinde ev bulmakta zorlandığını ifade etti. Kamalı, 'Yetkililer konteyner kentten çıkmamız gerektiğini söylüyor. Ben de bu nedenle kiralık ev arayışına girdim. Ancak emlakçılar da ev sahipleri de otizmli çocuğumu bahane ederek beni geri çeviriyor. 'Çocuğunuz rahatsız, komşuları rahatsız eder' diyorlar. Bu durum beni çok üzüyor ve mağdur ediyor' şeklinde konuştu.
Otizmli Çocukla Barınma Sorunu
Kamalı'nın 9 yaşındaki otizmli çocuğu özel ilgi ve bakım gerektiriyor. Anne, çocuğunun davranışları nedeniyle ev sahiplerinin önyargılı davrandığını belirterek, 'Otizmli çocuklar aslında çevrelerine zarar vermezler, sadece farklı bir dünyaları vardır. Benim çocuğum da çok usludur, kimseye rahatsızlık vermez. Ama insanlar bilmiyor, kulaktan dolma bilgilerle önyargı yapıyorlar' dedi.
Yaşadığı zorlukları anlatan Kamalı, 'Bir ev bulabilmek için günlerdir uğraşıyorum. Kira için devletin verdiği yardımlar yetmiyor, bir de bu önyargı ile baş etmek çok zor. Çocuklarım için güvenli ve kalıcı bir yuva istiyorum' ifadelerini kullandı.
Depremzede Ailelerin Konut Sorunu ve Yetkililere Çağrı
Deprem bölgesinde konteyner kentlerden çıkış süreci devam ederken, barınma sorunu yaşayan ailelerin sayısı her geçen gün artıyor. Özellikle engelli veya özel gereksinimli bireylerin bulunduğu aileler, kiralık ev bulma konusunda ayrımcılığa maruz kaldıklarını dile getiriyor. Gülay Kamalı da bu duruma dikkat çekerek, 'Yetkililerden ricam, engelli çocuğu olan depremzedelere öncelik tanınsın. Bizim için ev bulmak, diğer ailelere göre çok daha zor. Lütfen bu konuda bize yardımcı olsunlar' diye konuştu.
Osmaniye'de deprem sonrası yürütülen kalıcı konut çalışmaları sürerken, geçici barınma merkezlerinde kalan ailelerin bir an önce normal hayata dönmesi bekleniyor. Ancak Kamalı gibi özel gereksinimli bireylere sahip aileler, toplumun önyargıları nedeniyle bu süreçte daha fazla zorluk yaşıyor.
Uzmanlar Uyarıyor: Ayrımcılık Yasal Değil
Uzmanlar, engelli bireylere karşı kiralama aşamasında ayrımcılık yapılmasının yasalara aykırı olduğunu vurguluyor. Avukatlar, konut sahiplerinin 'çocuğunuz engelli' gerekçesiyle ev kiralamaması durumunda, kiracı adaylarının yasal haklarını kullanabileceğini belirtiyor. Ancak pratikte bu tür durumların ispatının güç olduğuna dikkat çekiyor ve engelli bireylerin barınma hakkının korunması için daha etkin denetim mekanizmalarının devreye girmesi gerektiğini ifade ediyor.
Yaşanan bu olay, deprem sonrası toplumsal dayanışmanın önemini bir kez daha gündeme getirdi. Engelli bireylerin ve ailelerinin topluma tam katılımı için sadece fiziksel altyapının değil, toplumsal farkındalığın da artırılması gerektiği açıkça görülüyor. Gülay Kamalı'nın yaşadığı mağduriyet, aslında toplumun her kesimine dokunan bir ayna niteliği taşıyor.