Hatay'da 6 Şubat 2023 depremleri sonrası yaşanan isim karışıklığı, Ahmet Artan'ın hayatını kabusa çevirdi. Depremde hayatını kaybeden bir başkasının ismiyle karıştırılan Artan, nüfus müdürlüğü ve sağlık kurumları kayıtlarında 'ölü' görünüyor. Bu nedenle sağlık raporu alamayan ve ehliyetini yenileyemeyen Artan, yaşadığı mağduriyeti anlatırken 'Bir tek o zaman yaşıyorum' diyerek sistem hatasına isyan ediyor.
Karışıklık nasıl başladı?
Depremin ardından Hatay'da birçok kişi hayatını kaybederken, AFAD ve e-Devlet sistemlerinde isim benzerliği ya da yanlış giriş nedeniyle Ahmet Artan'ın da ölenler listesine eklendiği belirtiliyor. Artan, deprem sırasında enkaz altında kalmadığını ve sağ olduğunu defalarca yetkililere bildirmesine rağmen, sistemdeki hata düzeltilemedi. Özellikle aynı isimli bir başka vatandaşın vefat etmesiyle kayıtların karıştığı tahmin ediliyor.
Mağduriyet sürüyor
Ahmet Artan, sağlık kurumlarına başvurduğunda sistemde 'ölü' kaydı çıktığı için muayene olamıyor, reçete yazdıramıyor ve ehliyet yenileme işlemi yapamıyor. ''Bir doktora gittim, bilgisayarda kaydımı açtılar, 'ölü' yazıyordu. Hayattayım ama sisteme göre ölüyüm. Sadece o an hayatta olduğumu hissediyorum'' diye konuştu. Artan, konuyu defalarca dilekçeyle yetkililere bildirdiğini ancak sonuç alamadığını söylüyor.
Yetkililere çağrı
Vatandaş, İçişleri Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı'na seslenerek kayıt hatasının bir an önce düzeltilmesini talep ediyor. Benzer durumun deprem bölgesinde başka kişilerde de yaşandığı belirtilirken, yetkililerin bu tür hataları tespit etmek için bir veri tabanı güncellemesi yapması gerektiği ifade ediliyor. Ahmet Artan, ''Ölü olmadığımı kanıtlamak zorunda bırakılıyorum. Bu bir sistem hatası ama benim hayatımı etkiliyor'' dedi.
Yaşanan bu durum, 6 Şubat depremlerinin yaralarının sarılması sürecinde hala çözülmeyi bekleyen bürokratik engellerden sadece biri. Depremzedelerin yaşadığı psikolojik ve sosyal sorunların yanı sıra, idari hataların da mağduriyet yarattığına dikkat çekiliyor. Uzmanlar, nüfus ve sağlık sistemlerinin afet sonrası daha esnek ve hataları hızla düzelten bir yapıya kavuşturulması gerektiğini vurguluyor.