Kahramanmaraş'ta 6 Şubat 2023'te meydana gelen depremlerde 42 kişinin yaşamını yitirdiği Bad-ı Saba Konutları'nın yıkılmasına ilişkin yürütülen soruşturmada önemli bir gelişme yaşandı. Mahkeme, 'bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' suçundan yargılanan müteahhit hakkında tahliye kararı verdi. Karar, deprem mağdurlarının ve kamuoyunun tepkisini çekerken, yargı sürecinin devam ettiği bildirildi.
Soruşturma Süreci ve Tahliye Kararı
Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Bad-ı Saba Konutları'nın müteahhidi M.K., gözaltına alınmış ve ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. Tutukluluğunun ardından yapılan itiraz üzerine dosyayı değerlendiren nöbetçi mahkeme, sanığın adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmetti. Mahkeme, tahliye gerekçesi olarak sanığın kaçma şüphesinin bulunmamasını ve delillerin büyük ölçüde toplanmış olmasını gösterdi. Karar, depremde yakınlarını kaybeden aileler tarafından büyük bir üzüntüyle karşılandı.
Depremde Yıkılan Bina ve Kurbanlar
Bad-ı Saba Konutları, Kahramanmaraş'ın Dulkadiroğlu ilçesinde yer alıyordu. Depremde bina tamamen yıkılmış, enkaz altında kalan 42 kişi hayatını kaybetmişti. Enkaz kurtarma çalışmaları günlerce sürmüş, bölge halkı ve arama kurtarma ekipleri büyük çaba göstermişti. Binanın yıkılması, yapı denetimindeki eksiklikler ve imar affı uygulamaları yeniden gündeme gelmişti. Uzmanlar, binanın deprem yönetmeliğine uygun yapılmadığını ve zemin etüdünün yetersiz olduğunu belirtmişti.
Bilinçli Taksir ve Yargılama
Müteahhit M.K.'nin, binanın inşası sırasında deprem yönetmeliklerine aykırı davrandığı, beton kalitesinin düşük olduğu ve demir donatıların eksik kullanıldığı iddiaları soruşturmanın odak noktasını oluşturuyor. Savcılık, sanığın 'bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' suçundan cezalandırılmasını talep ediyor. Bilinçli taksir, failin öngördüğü ancak meydana gelmesini istemediği sonuçlara ilişkin sorumluluğu ifade ediyor. Bu suçun cezası, Türk Ceza Kanunu'na göre 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasını kapsıyor. Mahkeme sürecinin önümüzdeki aylarda devam edeceği, tanık ve bilirkişi dinlemelerinin yapılacağı öğrenildi.
Adli Kontrol Şartları
Tahliye edilen müteahhit hakkında yurt dışına çıkış yasağı konulduğu ve haftalık olarak karakola imza verme şeklinde adli kontrol tedbirinin uygulandığı belirtildi. Karara yönelik itirazların ise sürdüğü, depremzede ailelerin avukatlarının kararı temyiz edeceği aktarıldı. Aileler, adaletin yerini bulması için mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti.
Deprem Sonrası Adalet Arayışı
6 Şubat depremleri, Türkiye'de büyük bir yıkıma neden olmuş ve 50 binden fazla kişi hayatını kaybetmişti. Depremin ardından yıkılan binalarla ilgili soruşturmalar başlatılmış, birçok müteahhit ve yapı denetçisi gözaltına alınmıştı. Ancak bu soruşturmaların bir kısmı, tahliye kararları ve takipsizliklerle sonuçlanmıştı. Adalet Bakanlığı, deprem soruşturmalarının titizlikle yürütüldüğünü ve sorumluların cezalandırılacağını defalarca vurgulamıştı. Bu kapsamda, Bad-ı Saba Konutları davası, deprem adaletinin sağlanması açısından yakından takip ediliyor.
Uzman Görüşleri ve Bağlam
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan hukukçular, tahliye kararının sanığın lehine yorumlanmaması gerektiğini, ancak yargı sürecinin bağımsızlığı açısından verilen kararların temyiz aşamasında değerlendirileceğini belirtiyor. Deprem felaketlerinin ardından yapılaşma ve denetim mekanizmalarının gözden geçirilmesi gerektiğine dikkat çeken uzmanlar, bu tür olayların tekrar yaşanmaması için kamuoyunun bilinçlendirilmesinin önemli olduğunu vurguluyor. Bad-ı Saba Konutları'nın yıkımı, Türkiye'de kentsel dönüşüm ve yapı güvenliği konularında önemli bir referans noktası olmaya devam ediyor.