Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde 115 kişinin hayatını kaybettiği Penta Park Sitesi ile ilgili davada, 6 kamu görevlisi hakkında verilen zamanaşımı kararının gerekçesi açıklandı. Mahkeme, suç tarihini 6 Şubat 2023 olarak kabul ederken, sanıklar hakkında zamanaşımı süresinin dolduğuna hükmetti. Ancak ceza hukukçusu Prof. Dr. Adem Sözüer, kararı 'açık çelişki' olarak nitelendirerek, gerekçedeki tutarsızlıklara dikkat çekti. Karar, deprem sonrası kamu görevlilerine yönelik soruşturmaların seyrini etkileyecek nitelikte değerlendiriliyor.
Kararın Gerekçesi ve Çelişkiler
Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından açıklanan gerekçeli kararda, sanıkların 'ihmal' ve 'görevi kötüye kullanma' suçlarından yargılandığı davada, suç tarihinin 6 Şubat 2023 olarak belirlendiği ve bu tarihten itibaren 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu ifade edildi. Ancak mahkeme, aynı gerekçede, suçun 'rüçhanlı' (daha ağır) bir suç olduğunu ve bu tür suçlarda zamanaşımının 15 yıl olduğunu belirtememiş. Prof. Dr. Adem Sözüer, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, 'Mahkeme, suç tarihini doğru tespit etmiş ancak uygulanması gereken zamanaşımı süresini yanlış hesaplamıştır. Türk Ceza Kanunu'na göre, kamu görevlilerinin ihmal suçları için öngörülen zamanaşımı süresi 15 yıldır. Mahkemenin 8 yıllık süreyi esas alması açık bir çelişkidir' dedi.
Penta Park Sitesi Davasının Arka Planı
Penta Park Sitesi, 6 Şubat 2023'te meydana gelen depremlerde en çok can kaybı yaşanan yerlerden biri olmuş, 115 kişi enkaz altında kalarak yaşamını yitirmişti. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında, binanın ruhsat süreci, tadilat izinleri ve denetim eksiklikleri araştırıldı. Yapılan incelemelerde, belediyede görevli 6 kamu çalışanının, binanın inşaatı sırasında gereken denetimleri yapmadığı ve mevzuata aykırı ruhsat/tadilat işlemlerine göz yumduğu iddia edildi. Davanın geçen yıl başlayan duruşmalarında, sanıkların ifadeleri alınmış, bilirkişi raporları doğrultusunda süreç ilerlemişti.
Zamanaşımı Kararı ve Tepkiler
Mahkemenin verdiği zamanaşımı kararı, gerek ölen ailelerinin avukatları gerekse hukukçular tarafından büyük tepkiyle karşılandı. Ailelerin avukatları, kararın temyiz edileceğini ve bu çelişkinin üst mahkemelerce düzeltilmesini beklediklerini belirtti. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve diğer muhalefet partileri de konuyu meclise taşıyarak, benzer davalarda da zamanaşımı gerekçesiyle dosyaların kapatılmaması için yasal düzenleme çağrısında bulundu. Adalet Bakanlığı ise kararın temyiz incelemesinden sonra netleşeceğini açıkladı.
Değerlendirme
Bu karar, deprem felaketinde yaşamını yitiren binlerce kişinin adalet arayışını doğrudan ilgilendiriyor. Hukuk kurallarının açıkça çiğnenmesi ve suç tarihinin belirlenmesindeki hatalar, adaletin tecellisi önünde bir engel oluşturuyor. Toplumun vicdanında yaralar açan bu süreç, hukuk devleti ilkesinin ne derece işletildiğinin de bir göstergesi. Kamuoyunda, bu tür davalarda zamanaşımı sürelerinin düzenlenmesi için acil bir yasal reform yapılması gerektiği görüşü giderek güçleniyor. Aksi takdirde, felaketlerin sorumluları, hukuki boşluklardan yararlanarak cezasız kalabilecek ve bu durum gelecekteki olası ihmalleri teşvik edebilecektir.