Türkiye'de çevre dostu uygulamalar arasında yer alan Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) sistemi, kısa sürede büyük bir ilgiyle karşılaştı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın koordinasyonunda yürütülen sistemin mobil uygulamasına kayıtlı kişi sayısı 3 milyona ulaştı. Bu rakam, geri dönüşüm bilincinin arttığını ve vatandaşların uygulamaya yoğun katılım gösterdiğini ortaya koyuyor.
En Yoğun İlgi Üç Büyükşehirden
DOA sistemi kapsamında kayıtlı kullanıcıların bölgelere göre dağılımı incelendiğinde, en yoğun ilginin Antalya, İzmir ve İstanbul'dan geldiği görülüyor. Bu illerde hem nüfus yoğunluğu hem de çevre bilincinin yüksek olması, sisteme katılımı artıran etkenler arasında gösteriliyor. Antalya, özellikle turizm sektörünün getirdiği çevresel duyarlılıkla öne çıkarken, İzmir ve İstanbul'da ise belediyelerin ve sivil toplum kuruluşlarının aktif tanıtımları etkili oluyor. Sistemin uygulandığı pilot illerde, depozito iadesi yapılan noktaların sayısının artması da kullanıcı sayısındaki artışı tetikliyor.
DOA Sistemi Nasıl Çalışıyor?
Depozitosu Olan Ambalajlar sistemi, geri dönüşümü teşvik etmek amacıyla belirli içecek ambalajlarının (plastik şişe, cam şişe, alüminyum kutu gibi) belirli bir depozito ücreti karşılığında toplanmasını öngörüyor. Vatandaşlar, depolarını mobil uygulama üzerinden oluşturdukları hesaba tanımlayarak, anlaşmalı noktalara teslim ediyor. Karşılığında para veya hediye puan kazanıyorlar. Uygulama, hem evsel atıkların azaltılmasına katkı sağlıyor hem de ham madde olarak geri kazanım oranını yükseltiyor. Yetkililer, sistemin 2025 yılı sonuna kadar tüm Türkiye'de yaygınlaştırılmasını hedeflediklerini açıkladı.
Çevre Ekonomisine Katkı
DOA sistemi, sadece çevresel kazanımlar sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda ekonomiye de önemli katkılar sunuyor. Toplanan ambalajların geri dönüşüm tesislerine kazandırılması, ithal edilen ham madde oranını düşürürken, istihdam yaratıyor. Sektör temsilcileri, bu sayede yıllık milyarlarca dolarlık bir kaynağın ekonomiye yeniden kazandırılabileceğini belirtiyor. Dünya örnekleriyle karşılaştırıldığında, benzer sistemlerin Avrupa ülkelerinde yüksek başarı oranlarıyla uygulandığı biliniyor. Türkiye'deki bu hızlı adaptasyon, sürdürülebilir kalkınma hedefleri açısından umut verici.
Uzman Görüşü ve Gelecek Perspektifi
Çevre ekonomisi uzmanları, depozito sisteminin başarısının toplumsal farkındalıkla doğrudan ilişkili olduğunu vurguluyor. Vatandaşların bu tür uygulamalara katılımı arttıkça, geri dönüşüm alışkanlığının kalıcı hale geleceğini savunan uzmanlar, okul müfredatlarına çevre derslerinin eklenmesinin ve kampanyaların sıklaştırılmasının önemine dikkat çekiyor. Ayrıca, depozito iadesi yapılan noktaların sayısının artırılması ve mobil uygulamanın kullanıcı dostu arayüzünün geliştirilmesi halinde, kullanıcı sayısının çok daha yüksek seviyelere ulaşabileceği öngörülüyor. Türkiye'nin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda, bu tür uygulamaların kritik bir rol oynayacağı aşikar.