Türkiye, çevre koruma hedefleri doğrultusunda önemli bir adım atarak 1 Temmuz 2026 itibarıyla Depozito Yönetim Sistemi'ni (DYS) 81 il ve 973 ilçede eş zamanlı olarak devreye aldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen sistem, plastik, cam, metal ve alüminyum gibi tek kullanımlık ambalajların iadesini teşvik ederek atıkların ekonomiye kazandırılmasını amaçlıyor. Vatandaşlar, anlaşmalı noktalara getirdikleri depozitolu ürünlerin üzerindeki barkodu okutarak maddi kazanç elde edebilecek. Başlangıçta belirlenen depozito bedeli 1 TL olup, ilerleyen dönemde güncellenebilecek.
Sistem Nasıl İşliyor?
Depozito sistemi, belirli logolarla işaretlenmiş içecek ambalajlarını kapsıyor. Tüketiciler, bu ürünleri satın alırken depozito bedelini ödüyor, kullandıktan sonra ambalajı iade noktalarına götürdüğünde bedelini geri alıyor. İade noktaları arasında süpermarketler, market zincirleri ve belediyelerin belirlediği noktalar yer alıyor. Toplanan ambalajlar, lisanslı geri dönüşüm tesislerinde işlenerek hammaddeye dönüştürülüyor. Bakanlık, sistemin yılda 500 bin ton atığın geri dönüşümünü sağlamasını hedefliyor. Ayrıca, mobil uygulama üzerinden iade noktaları ve hesap bakiyesi takip edilebilecek.
Çevresel ve Ekonomik Faydalar
Uygulama ile çöpe giden plastik şişe, cam şişe ve alüminyum kutu gibi atıkların geri dönüşüm oranının artması bekleniyor. Türkiye'de yıllık 15 milyar adetlik ambalaj atığının sadece yüzde 30'u geri dönüştürülüyor. Depozito sistemiyle bu oranın ilk yıl yüzde 50'ye, 2030'a kadar yüzde 70'e çıkarılması planlanıyor. Ekonomik boyutta ise ham madde ithalatının azalması ve geri dönüşüm sektöründe yeni iş alanları yaratılması öngörülüyor. Bakanlık verilerine göre, sistem 10 bin kişiye istihdam sağlayacak.
Avrupa Birliği Uyum Süreci
Depozito Yönetim Sistemi, Avrupa Birliği'nin Tek Kullanımlık Plastikler Direktifi kapsamında zorunlu hale getirilen uygulamalarla uyumlu şekilde hayata geçirildi. AB, 2027 yılına kadar tüm üye ülkelerde depozito sistemini zorunlu kılmayı planlıyor. Türkiye'nin erken davranması, hem çevre politikalarında liderlik sağlamasına hem de ihracat rekabetçiliğini korumasına katkı sunacak. Benzer sistemler Almanya'da 2003'te başlamış olup yüzde 98 geri dönüşüm oranına ulaştı.
Türkiye'nin depozito sistemi, sadece atık yönetimini değil, aynı zamanda toplumsal farkındalığı da dönüştürmeyi hedefliyor. Çevre örgütleri uygulamayı olumlu karşılarken, küçük işletmelerin sürece entegrasyonu için desteklenmesi gerektiğini vurguluyor. Sistemin başarıyla yürütülmesi, katılım oranları ve altyapı yatırımlarına bağlı. Bu girişim, sıfır atık politikası ve döngüsel ekonomi modeliyle uyumlu şekilde çevre kirliliğini azaltma potansiyeli taşıyor.