İstanbul'da deprem riski altındaki yapı stokunun yenilenmesi için sunulan uygun koşullu kredi imkanı, ev sahipleri tarafından yoğun ilgi görüyor. 3 milyon liraya kadar varan finansman desteğine ilk yıl taksit ödemesiz olarak başvuru yapılabiliyor. Pek çok vatandaş, riskli evini yenilemek için bu fırsatı değerlendirmek üzere harekete geçti.
Kredi imkanı kimleri kapsıyor?
Destek, İstanbul genelinde riskli olarak tespit edilen yapılarda oturan veya bu yapıların sahibi olan tüm vatandaşları kapsıyor. Başvuru için yapının riskli olarak belirlenmiş olması ve dönüşüm projesinin ilgili belediyece onaylanması gerekiyor. Kredi tutarı, konutun büyüklüğüne ve risk durumuna göre değişiklik göstermekle birlikte, 3 milyon liraya kadar çıkabiliyor. İlk yıl ödemesiz olan kredi, toplamda 10 yıla varan vade ile geri ödeniyor.
Başvuru süreci nasıl işliyor?
Başvurular, anlaşmalı bankalar aracılığıyla yapılabiliyor. Riskli yapı tespit raporu, tapu ve proje onay belgesi gibi evraklar başvuru sırasında isteniyor. Başvuru sonrası yapılan değerlendirme, ortalama 15 iş günü sürüyor. Onaylanan başvurularda kredi, doğrudan müteahhit firmaya veya hak sahibine ödeniyor. Kredi faiz oranı, piyasa koşullarına göre belirlenirken, devlet desteği ile sübvanse ediliyor.
Başvurularda yoğunluk ve beklentiler
İstanbul'da 600 binden fazla riskli yapı olduğu tahmin ediliyor. Uygulama kapsamında bugüne kadar binlerce başvuru alındı. Özellikle, deprem riskinin yüksek olduğu ilçelerde vatandaşlar kredi imkanına yoğun ilgi gösteriyor. Yetkililer, başvuru sayısının önümüzdeki aylarda daha da artmasını bekliyor. Vatandaşlar, bu destekle hem can güvenliğini sağlamayı hem de maddi yükü hafifletmeyi hedefliyor.
Kredi imkanı, sadece İstanbul ile sınırlı değil; diğer riskli bölgelerde de benzer desteklerin hayata geçirilmesi için çalışmalar sürüyor. Deprem bilinci ve yapı dönüşümü çalışmalarına hız verilirken, bu tür finansman modelleri kentsel dönüşüm sürecini hızlandırması bekleniyor.
Uzmanlar, riskli yapıların dönüşümünün sadece bireysel değil, toplumsal bir sorumluluk olduğunu vurguluyor. Deprem kuşağında bulunan Türkiye'de, benzer desteklerin yaygınlaştırılması büyük önem taşıyor. Bu tür adımlar, hem can kaybını önlemede hem de ekonomik kayıpların azaltılmasında kritik rol oynuyor.