Yaz aylarının gelmesiyle birlikte deniz, göl, gölet ve akarsularda boğulma vakalarında artış yaşanıyor. Uzmanlar, özellikle akıntı ve anaforların, ani derinleşmelerin ve güvenli yüzme alanlarının dışına çıkılmasının can güvenliği açısından ciddi riskler oluşturduğunu belirtiyor. Boğulma vakalarının büyük bir kısmının önlenebilir olduğuna dikkat çeken uzmanlar, vatandaşların uyarılara kulak vermesi gerektiğini vurguluyor.
Uzmanlardan Hayati Uyarılar
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Su Güvenliği ve Can Kurtarma Derneği Başkanı Prof. Dr. Ahmet Yılmaz, boğulma vakalarının en sık yaşandığı yerlerin bilinmeyen ve güvenliği sağlanmamış su alanları olduğunu ifade etti. Prof. Yılmaz, "Özellikle akıntı ve anaforlar, yüzücülerin fark etmeden açığa sürüklenmesine neden olabilir. Bu durum panik yapılmasına ve boğulma riskinin artmasına yol açar. Vatandaşlarımız mutlaka cankurtaran bulunan plajları tercih etmeli ve yüzme alanı işaretlerine dikkat etmelidir" dedi.
Ayrıca, dibi görünmeyen yerlere girilmemesi gerektiğini belirten uzmanlar, ani derinleşmelerin ve sualtı akıntılarının tehlikeli olabileceğini vurguladı. Özellikle çocukların gözetim altında tutulması gerektiğini ifade eden Prof. Yılmaz, "Ebeveynler, çocuklarını asla gözlerinden ayırmamalı. Bir yetişkinin gözetimi altında bile ani gelişen durumlar yaşanabilir" diye konuştu.
Boğulma Anında Yapılması Gerekenler
Uzmanlar, boğulma anında doğru müdahalenin hayat kurtarıcı olduğunu belirtiyor. İlk olarak kişinin suda sakin kalması ve panik yapmaması gerektiğini söyleyen uzmanlar, sırtüstü yüzerek nefes almanın mümkün olduğunu hatırlatıyor. Ayrıca, çevredeki kişilerin derhal 112 Acil Çağrı Merkezi'ni araması ve cankurtaran varsa haber vermesi gerekiyor.
Yüzme bilmeyen kişilerin suya girmemesi konusunda uyaran uzmanlar, can yeleği veya simit gibi yüzdürme araçlarının kullanılmasının önemine dikkat çekiyor. Özellikle bot veya deniz motoru kullanırken can yeleği takılmasının zorunlu olduğunu hatırlatan uzmanlar, bu kuralın göz ardı edilmemesi gerektiğini söylüyor.
Yetkililere Çağrı
Sivil toplum kuruluşları, yerel yönetimlerin ve yetkililerin güvenli yüzme alanlarını artırması ve denetimleri sıklaştırması gerektiğini ifade ediyor. Özellikle plajlarda cankurtaran bulundurulmasının yasal zorunluluk olduğunu ancak uygulamada aksaklıklar yaşandığını belirten uzmanlar, denetimlerin artırılmasını talep ediyor.
Son olarak, vatandaşların hava durumu raporlarını takip etmesi ve denizin dalgalı olduğu saatlerde suya girmemesi gerektiğini hatırlatan uzmanlar, "Kırmızı bayrak var ise kesinlikle denize girilmemeli. Sarı bayrakta ise dikkatli olunmalı ve cankurtaranın uyarılarına uyulmalıdır" dedi.
Boğulma vakalarının büyük bir kısmının ihmal ve bilgisizlikten kaynaklandığını belirten uzmanlar, bu tür önlemlerle yaz aylarının güvenle geçirilebileceğini ifade ediyor.
Bu bağlamda, herkesin su güvenliği konusunda eğitilmesi ve farkındalığın artırılması gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Ahmet Yılmaz, "Su harika bir serinleme aracıdır, ancak aynı zamanda ciddi tehlikeler içerebilir. Bu tehlikeleri bilmek ve gerekli önlemleri almak, boğulma vakalarını büyük ölçüde engelleyecektir" şeklinde konuştu.