İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesi, komedyen ve sosyal medya fenomeni Deniz Göktaş'ın tutukluluğuna yönelik avukatlarının yaptığı itirazı reddetti. Mahkeme, Göktaş'ın tutuklama kararının usul ve yasaya uygun olduğuna hükmederek, tutukluluk halinin devamına karar verdi. Karar, sanık ve avukatlarına tebliğ edilirken, dosyadaki delillerin güçlülüğü ve kuvvetli suç şüphesinin varlığı gerekçe olarak gösterildi.
Mahkeme kararının detayları
Göktaş'ın avukatları, müvekkillerinin tutukluluğunun hukuka aykırı olduğunu savunarak, tahliye talebiyle İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesi'ne başvurdu. Avukatlar, müvekkillerinin kaçma şüphesinin bulunmadığını, üzerine atılı suçun niteliği gereği tutuklama tedbirinin orantısız olduğunu ve yargılamanın adil bir şekilde yürütülmesi için tahliyenin gerektiğini ifade etti. Ancak mahkeme heyeti, dosya kapsamındaki mevcut delilleri değerlendirerek, kuvvetli suç şüphesinin devam ettiğini ve adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağını belirtti. Bu gerekçelerle itirazın reddine ve tutukluluk halinin devamına karar verdi.
Deniz Göktaş hakkındaki suçlamalar
Deniz Göktaş, sosyal medya paylaşımlarında ve canlı yayınlarında kullandığı ifadeler nedeniyle hakkında başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınmıştı. Savcılık, Göktaş'ın 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama' ve 'cumhurbaşkanına hakaret' suçlamalarıyla tutuklanmasını talep etmişti. Göktaş, ilk ifadesinde suçlamaları reddederek, paylaşımlarını ifade özgürlüğü kapsamında yaptığını öne sürmüştü. Ancak Sulh Ceza Hâkimliği, şüphelinin üzerine atılı suçların katalog suçlar arasında yer alması ve kuvvetli suç şüphesinin bulunması nedeniyle tutuklanmasına karar vermişti.
Tahliye talepleri ve önceki süreç
Göktaş'ın avukatları, tutuklama kararının ardından ilk olarak Sulh Ceza Hâkimliği'ne itirazda bulunmuş, ancak bu itiraz da reddedilmişti. Bu kez Asliye Ceza Mahkemesi'ne yapılan itiraz da sonuçsuz kaldı. Göktaş, cezaevinde kaldığı süre boyunca sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamalarla kamuoyunun gündeminde kalmaya devam etti. Özellikle genç takipçilerinin yoğun ilgi gösterdiği Göktaş hakkında, sosyal medyada serbest bırakılması yönünde kampanyalar düzenlendi. Ancak mahkeme, bu talepleri hukuki gerekçelerden ziyade toplumsal baskı olarak değerlendirdiğini dolaylı olarak ifade etti.
Hukuki süreç ve sonraki adımlar
Göktaş'ın avukatları, verilen bu kararın ardından dosyayı bir üst mahkemeye taşıyabileceklerini duyurdu. Avukatlar, kararın gerekçeli olarak açıklanmasının ardından İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvuruda bulunacaklarını belirtti. Bu başvurunun sonucu, Göktaş'ın tutukluluk durumunun devam edip etmeyeceğini belirleyecek. Hukukçular, sürecin uzun soluklu olabileceğine dikkat çekiyor; çünkü benzer davalarda ilk derece mahkemelerinin kararları istinaf aşamasında da sıklıkla onanıyor. Yargılamanın esası ise henüz başlamadı; iddianamenin kabul edilmesi ve mahkemenin duruşma günü belirlemesi bekleniyor.
Bağlam ve değerlendirme
Deniz Göktaş'ın tutukluluk süreci, ifade özgürlüğü ile nefret söylemi arasındaki hassas dengeyi bir kez daha gündeme getirdi. Türkiye'de sosyal medya paylaşımları nedeniyle açılan davaların sayısı her geçen gün artarken, mahkemelerin kullandığı ölçütler kamuoyunda tartışılıyor. Göktaş'ın avukatları, müvekkillerinin paylaşımlarının şaka ve eleştiri sınırları içinde kaldığını savunurken, iddia makamı ise söz konusu ifadelerin toplumsal huzuru bozacak nitelikte olduğunu ileri sürüyor. Bu dava, Türkiye'deki yargı pratiğinde benzer davalar için emsal teşkil edebilecek özelliklere sahip. Özellikle mizahın sınırları, kamuoyu önündeki kişiliklerin paylaşımları ve hukukun cezai yaptırımlarının bireysel ifadelere etkisi konularındaki tartışmalar, sürecin takip edilmesini önemli kılıyor.