Sözde stand-up gösterisinde Kur'an-ı Kerim'e alaycı ifadeler kullanan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret eden Deniz Göktaş, hakkında başlatılan soruşturma kapsamında çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Göktaş, ifadesinde gösterisini 'mizah amaçlı' olarak savundu ancak bu savunma mahkeme tarafından yeterli görülmedi.
Soruşturma süreci nasıl başladı?
Olay, bir dijital platformda yayınlanan videoda Göktaş'ın Kur'an-ı Kerim'e yönelik saygısız ifadeler kullanması ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaret etmesi üzerine gündeme geldi. Videoyu izleyen vatandaşların şikayeti üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından re'sen soruşturma başlatıldı. Göktaş, polis ekiplerince gözaltına alındı ve ifadesi alındıktan sonra adliyeye sevk edildi.
Mahkeme kararı ve gerekçe
Savcılık, Göktaş'ın 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama', 'Cumhurbaşkanına hakaret' ve 'ibadet ve din hizmetlerini engelleme' suçlarından tutuklanmasını talep etti. Nöbetçi sulh ceza hakimliği, sanığın kaçma şüphesi ve delilleri karartma ihtimali gerekçesiyle tutuklanmasına karar verdi. Göktaş, cezaevine gönderildi.
Deniz Göktaş, mahkemede verdiği ifadede, yaptığı gösterinin bir mizah programı olduğunu ve amacının dini değerlere saygısızlık olmadığını söyledi. 'O anki espri bağlamında söylenen sözlerin yanlış anlaşıldığını' iddia eden Göktaş, pişman olduğunu belirtti. Ancak mahkeme, bu savunmayı samimi bulmadı ve tutuklama kararını onadı.
Sosyal medyada tepkiler
- Olayın duyulmasının ardından sosyal medyada iki ana görüş ortaya çıktı: Bir kısım kullanıcılar, ifade özgürlüğü adına Göktaş'ın serbest bırakılması gerektiğini savunurken, daha büyük bir kitle ise dini değerlere saygısızlık yapan kişilerin cezalandırılmasından yana tavır aldı.
- Bazı sanatçı ve aktivistler, 'mizah sınırları' konusunda tartışma başlatırken, birçok dini sivil toplum kuruluşu kararı memnuniyetle karşıladı.
Benzer olaylar ve hukuki çerçeve
Türk Ceza Kanunu'nun 216. maddesi, 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama' suçunu düzenlerken, 299. madde Cumhurbaşkanına hakareti suç sayıyor. Ayrıca, 5811 sayılı Kanun kapsamında dini değerlerin tahkir edilmesi de ayrı bir suç teşkil ediyor. Geçmişte de benzer nedenlerle çeşitli komedyen ve sanatçılar hakkında soruşturma açılmış, bazıları para cezası veya hapis cezası almıştı.
Değerlendirme
Bu olay, ifade özgürlüğü ile dini değerlere saygı arasındaki hassas dengeyi bir kez daha gündeme getirdi. Her ne kadar mizahın sınırları geniş olsa da, toplumun ortak değerlerini hedef alan ifadelerin hukuki sonuçları olabileceği unutulmamalı. Kamuoyunun tepkisi ve yargının kararı, bu tür eylemlerin toplumda kabul görmediğini ortaya koyuyor.