Komedyen Deniz Göktaş'ın emniyet ifadesinin ardından savcılıkta verdiği ifade de ortaya çıktı. Göktaş, gösterisinde sarf ettiği sözlerin tamamının mizah amacı taşıdığını belirtirken, 'diktatör' kelimesini kullanmasının siyasal bir tespit olduğunu ifade etti. İfadede, komedyenin gösteri sırasında söylediği her cümle tek tek sorgulandı.
Göktaş: Sözlerim mizahi amaçlıydı
Hakkında 'Cumhurbaşkanına hakaret' suçlamasıyla soruşturma başlatılan Deniz Göktaş, savcılık ifadesinde suçlamaları kabul etmedi. Göktaş, sahne performansında kullandığı dilin mizahın sınırları içinde olduğunu ve herhangi bir kişiyi hedef almadığını söyledi. İfadede şu ifadelere yer verildi: 'Gösterimde kullandığım tüm ifadeler mizahi bir bağlamda değerlendirilmelidir. Diktatör kelimesi de bir siyasal rejim tespitidir, hedef gösterme amacı taşımamaktadır.'
Soruşturmanın seyri
Göktaş'ın gösterisinin ardından sosyal medyada tepki çeken bazı ifadeleri nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı re'sen soruşturma başlatmıştı. Komedyen, emniyetteki ifadesinin ardından savcılığa sevk edilmiş, burada da benzer savunmayı yapmıştı. Göktaş, sözlerinin yanlış anlaşıldığını ve bir sanatçı olarak eleştiri hakkını kullandığını vurguladı. Soruşturma kapsamında Göktaş'ın ifadesinin yanı sıra gösterinin kayıtları da inceleniyor.
Hukuki süreç ve mizah özgürlüğü
Olay, Türkiye'de mizahın sınırları ve ifade özgürlüğü tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Hukukçular, bu tür davalarda mizahi ifadelerin somut bir hakaret içerip içermediğinin değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Kamuoyunun yakından takip ettiği dava, sanatçıların ifade özgürlüğü ile kamu görevlilerinin korunması arasındaki hassas dengeyi bir kez daha ortaya koydu. Göktaş'ın avukatı, müvekkilinin herhangi bir suç işleme kastı olmadığını ve sürecin adalet içinde ilerleyeceğini umduklarını açıkladı.
Türkiye'de daha önce de mizah içerikli ifadeler nedeniyle birçok dava açılmış, bazıları mahkumiyetle sonuçlanmıştı. Ancak son yıllarda anayasa mahkemesinin ifade özgürlüğü lehine verdiği kararlar, bu tür davalarda emsal teşkil ediyor. Deniz Göktaş'ın davasının da benzer bir emsal yaratması bekleniyor. Gösteri sanatçıları, bu sürecin mizah alanını daraltabileceği endişesini taşırken, hukukçular olayın somut deliller üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.