İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medya platformlarında yayınladığı videolarda dini değerleri aşağıladığı iddia edilen komedyen Deniz Göktaş hakkında resen soruşturma başlattı. Soruşturma, Türk Ceza Kanunu’nun 216. maddesi kapsamında ‘halkın bir kesimini din temelinde aşağılama’ suçlamasıyla yürütülüyor. Göktaş’ın özellikle YouTube ve Instagram hesaplarında paylaştığı eskizlerde, dini sembol ve kavramlarla dalga geçtiği yönünde şikayetler üzerine harekete geçildi. Başsavcılık, söz konusu içeriklerin incelenmesi için uzman bilirkişi atadı.
Göktaş’tan ilk açıklama
Konuyla ilgili sosyal medya hesabından kısa bir açıklama yapan Deniz Göktaş, “Mizahın sınırlarını zorlamak benim işim. Amacım asla kimseyi incitmek değil. Hukuki sürece saygı duyuyorum ve gereken savunmayı yapacağım” ifadelerini kullandı. Göktaş’ın avukatı ise soruşturmanın ifade özgürlüğüne müdahale anlamına geldiğini belirterek, “Müvekkilim bir komedyen olarak toplumsal meseleleri hicvediyor. Hiçbir içeriğinde dini aşağılama kastı yoktur” dedi.
Soruşturmanın arka planı
Türkiye’de son yıllarda mizah ve ifade özgürlüğü arasındaki sınırlar sıkça tartışılıyor. TCK 216. madde, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçunu düzenlerken, bu madde zaman zaman komedyenlere yönelik soruşturmalara dayanak oluşturuyor. 2019’da benzer bir soruşturma komedyen Sıla Çakıcı hakkında açılmış, dava sürecinde Çakıcı beraat etmişti. Hukukçular, mizahın eleştirel doğası ile dini değerlerin korunması arasındaki dengenin hassas olduğunu vurguluyor. İstanbul Barosu İfade Özgürlüğü Komisyonu üyesi Av. Burak Kaya, “Mizah, demokratik bir toplumda en geniş kapsamda korunmalı. Ancak bu sınırsız olmamalı. Somut olayda bilirkişi raporu belirleyici olacak” değerlendirmesini yaptı.
Deniz Göktaş, özellikle gençler arasında popüler olan “Komik Kareler” adlı YouTube kanalıyla tanınıyor. Kanala abone sayısı 1 milyonu aşmış durumda. Soruşturma kapsamında Göktaş’ın ev ve iş yerinde arama yapılıp yapılmayacağı henüz netlik kazanmazken, ifade için çağrı yapılması bekleniyor. Bu tür davaların açılması, sosyal medyada kullanıcılar arasında ikiye bölünmüş durumda: bir kesim Göktaş’ı ifade özgürlüğü adına desteklerken, diğer kesim dini değerlerin saygıyı hak ettiğini savunuyor.
Bağımsız değerlendirme
Deniz Göktaş soruşturması, mizahın sınırları konusundaki toplumsal tartışmayı yeniden alevlendirdi. Sanatçıların toplumsal normları sorgulaması demokrasinin olmazsa olmazıdır, ancak her toplumun kendi hassasiyetleri vardır. Bu davanın seyri, Türkiye’de ifade özgürlüğü ve dini değerler arasındaki ince çizginin nereden geçtiğini göstermesi açısından önem taşıyacak. Mizahın gücü, ancak özgür bir ortamda anlam kazanır.