Demir eksikliği, Türkiye'de her beş hastadan birini etkileyen ve sıklıkla gözden kaçan bir sağlık sorunu olarak öne çıkıyor. İç Hastalıkları ve Hematoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Ekinci, yanlış beslenme alışkanlıklarının demir emilimini olumsuz yönde etkileyebileceğini vurgulayarak, halsizlik, çarpıntı ve saç dökülmesi gibi belirtilerin hafife alınmaması gerektiğini söyledi. Ekinci, demir eksikliğinin sinsi bir şekilde ilerleyerek vücutta ciddi hasarlara yol açabileceğini belirtti.
Demir eksikliği neden bu kadar yaygın?
Doç. Dr. Ömer Ekinci, demir eksikliğinin ülkemizde özellikle kadınlar, çocuklar ve vejetaryenlerde daha sık görüldüğünü ifade etti. Yetersiz demir alımı, emilim bozuklukları ve kronik kan kaybı gibi faktörlerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkan bu tablonun, basit bir kansızlık olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Ekinci, "Demir, vücutta oksijen taşınmasından bağışıklık sistemine kadar birçok hayati fonksiyonda görev alır. Eksikliğinde yorgunluk, dikkat dağınıklığı, baş ağrısı ve enfeksiyonlara yatkınlık gibi sorunlar kaçınılmaz hale gelir" dedi.
Uzman, demir emilimini azaltan en önemli etkenlerin başında yanlış besin kombinasyonlarının geldiğini belirtti. Çay ve kahvenin yemeklerden hemen sonra tüketilmesinin demir emilimini yüzde 50'ye varan oranda düşürebildiğini söyleyen Ekinci, "Özellikle bitkisel kaynaklı demirin emilimi zaten sınırlıyken, bu içeceklerdeki tanenler ve polifenoller emilimi daha da zorlaştırıyor. C vitamini ile birlikte alınan demir ise çok daha iyi emiliyor" diye konuştu.
Hangi belirtiler uyarıcı olmalı?
Doç. Dr. Ekinci, demir eksikliğinin erken dönemde fark edilmesinin zor olduğunu ancak bazı işaretlerin dikkate alınması gerektiğini söyledi. Sürekli halsizlik, merdiven çıkarken çarpıntı, saç dökülmesi, tırnaklarda çukurlaşma ve ağız köşelerinde yaralar gibi belirtilerin demir eksikliğine işaret edebileceğini belirtti. "Bu belirtileri yaşayan kişilerin bir hekime başvurarak basit bir kan testi yaptırması yeterli. Ancak çoğu kişi bu şikayetleri stres veya yorgunluğa bağlayarak doktora gitmiyor" dedi.
Ekinci, demir eksikliğinin ilerlemesi durumunda kalp yetmezliği, büyüme geriliği ve bilişsel fonksiyonlarda bozulma gibi daha ciddi sonuçlara yol açabileceğini de sözlerine ekledi. Özellikle çocuklarda demir eksikliğinin öğrenme güçlüğüne neden olabileceğini, bu nedenle ailelerin çocuklarının beslenmesine özen göstermesi gerektiğini vurguladı.
Beslenme alışkanlıkları nasıl düzeltilmeli?
Demir açısından zengin besinlerin başında kırmızı et, tavuk, balık, yumurta, kuru baklagiller, yeşil yapraklı sebzeler ve kuru meyveler geliyor. Doç. Dr. Ekinci, bu besinlerin doğru şekilde tüketilmesinin önemine değindi. "Et ile birlikte C vitamini kaynağı olan sebzeleri tüketmek emilimi artırır. Örneğin, kırmızı etin yanında biber veya limonlu salata iyi bir seçimdir. Ayrıca yemeklerden sonra hemen çay içmek yerine en az bir saat beklemek gerekir" önerisinde bulundu.
Uzman, demir takviyesi kullanımının ise mutlaka hekim kontrolünde olması gerektiğini hatırlattı. Bilinçsizce alınan demir haplarının vücutta birikerek zehirlenmeye yol açabileceğini belirten Ekinci, "Demir eksikliği tedavisi kişiye özeldir. Önce eksikliğin nedeni araştırılmalı, ardından uygun doz ve sürede takviye verilmelidir" dedi.
Toplum sağlığı için farkındalık şart
Demir eksikliğinin önlenmesinde toplumsal farkındalığın kritik olduğunu vurgulayan Ekinci, özellikle okul çağındaki çocuklara ve gebelere yönelik tarama programlarının yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi. Sağlık Bakanlığı'nın bu konuda yürüttüğü çalışmalara dikkat çeken Ekinci, "Aile hekimlerine başvurarak basit bir kan sayımı ile demir durumunuzu öğrenebilirsiniz. Erken teşhis, tedaviyi kolaylaştırır ve olası komplikasyonları önler" diye konuştu.
Sonuç olarak demir eksikliği, günlük yaşam kalitesini düşüren ancak önlenebilir ve tedavi edilebilir bir sorun. Doç. Dr. Ömer Ekinci'nin uyarıları, beslenme alışkanlıklarımızı gözden geçirmemiz ve şüpheli belirtilerde vakit kaybetmeden hekime başvurmamız gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor. Unutmayın, sağlıklı bir yaşam için demir dengesi şart.
Kamuoyunda demir eksikliğine bağlı sağlık sorunlarının artması, koruyucu hekimlik uygulamalarının önemini ortaya koyuyor. Uzmanlar, düzenli sağlık kontrolü ve bilinçli beslenmenin bu sessiz tehlikeyi önlemede en etkili yöntem olduğu konusunda hemfikir.