DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, 'Terörsüz Türkiye' süreci kapsamında hazırlıkları süren çerçeve yasanın Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tatile girmeden önce Adalet Komisyonu'na ve ardından Genel Kurul'a gelerek yasalaşması beklentisi içinde olduklarını belirtti. Koçyiğit, çerçeve yasanın Meclis kapanmadan çıkacağına dair bilgiyi teyit ettiklerini ifade ederek, sürecin siyasi partilerin katılımı ve toplumsal mutabakatla ilerlemesi gerektiğini vurguladı. Özellikle siyasete katılım ve örgütlenme hakkı ile yurt dışından dönüşlerin hukuki güvence altına alınması taleplerini yineledi.
Çerçeve yasa süreci ve DEM Parti'nin beklentileri
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, çerçeve yasaya ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Koçyiğit, sürecin başından bu yana çözümün kalıcı olması için hukuki düzenlemelerin şart olduğunu belirterek, "Çerçeve yasanın Meclis kapanmadan çıkacağına dair bilgiyi teyit ettik. Bu yasanın, siyasetin önünü açacak, toplumsal barışı güçlendirecek nitelikte olması gerekiyor." dedi. Koçyiğit, özellikle siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının görüşlerinin alınması gerektiğini, yasanın içeriğinde "siyasete katılım", "örgütlenme", "dönüşler" ve "hukuki güvence" başlıklarının net biçimde yer alması gerektiğini ifade etti.
Koçyiğit'ten kritik vurgu: Hukuki güvence şart
Koçyiğit, sürecin başarıya ulaşması için yalnızca af veya ceza indirimi gibi düzenlemelerin yeterli olmadığını, kalıcı barışın tesis edilmesi için siyasetin önünü açacak düzenlemelerin yapılması gerektiğini söyledi. "Terörsüz Türkiye" sürecinin bir diyalog ve uzlaşı süreci olduğunu hatırlatan Koçyiğit, "Bu süreçte atılacak adımların hukuki güvenceye bağlanması, toplumun tüm kesimlerinin beklentisidir. Siyasete katılımın önündeki engeller kaldırılmalı, yurt dışından dönüşlerde güvence sağlanmalıdır" diye konuştu.
Yasanın kapsamı ve muhalefetin tepkisi
Çerçeve yasanın kapsamına ilişkin farklı iddialar bulunuyor. Bazı kaynaklar, yasanın terör örgütü üyeliği ve silahlı örgüt üyeliği suçlarından hüküm giymiş kişilerin cezalarının infazına ilişkin düzenlemeler içerebileceğini, bazı kaynaklar ise siyasi parti kapatma davalarının düşürülmesini öngörebileceğini öne sürüyor. Ancak resmi bir açıklama henüz yapılmadı. Ana muhalefet partisi CHP, sürecin şeffaf yürütülmesi ve yasanın TBMM'de geniş katılımla ele alınması gerektiğini savunurken, MHP ise sürecin "terörün tamamen bitmesi" koşuluyla desteklenebileceğini ifade etti.
DEM Parti'den yapılan açıklamada, yasanın hazırlanmasında demokratik kitle örgütlerinin ve ilgili tüm tarafların görüşlerinin alınması gerektiği bir kez daha vurgulandı. Koçyiğit, "Bu yasa, toplumsal mutabakatın ürünü olmalıdır. Biz, DEM Parti olarak sürecin takipçisi olacağız. Yasanın içeriği ne olursa olsun, hukuk devleti ilkelerine uygun, özgürlükçü ve kapsayıcı bir çerçevede hazırlanması için mücadele edeceğiz" dedi.
Sürecin geçmişi ve gelecek adımlar
Demokratik Toplum Kongresi (DTK) tarafından 12 Şubat'ta yapılan açıklamada, PKK'nın silah bırakması yönünde çağrı yapılması, ardından İmralı'da PKK lideri Abdullah Öcalan'ın yaptığı açıklamayla birlikte süreç hız kazanmıştı. Öcalan'ın "silahlı mücadelenin sona erdiği" yönündeki mesajı sonrası hükümet, çerçeve yasa hazırlıklarına başlamıştı. AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, çerçeve yasanın kapsamına ilişkin çalışmaların sürdüğünü belirtmiş, "TBMM açık olduğu sürece yetiştirmeyi hedefliyoruz" ifadelerini kullanmıştı.
Uzmanlar, çerçeve yasanın Meclis tatile girmeden çıkmasının, sürecin kararlılıkla yürütüldüğüne dair güçlü bir mesaj vereceğini, ancak yasanın içeriğinin en az zamanlaması kadar kritik olduğunu vurguluyor. Özellikle siyasi parti kapatma davalarının düşürülmesi veya ertelenmesi, siyasetin önünü açacak düzenlemeler ve dönüşlerde hukuki güvence gibi konular, sürecin kalıcılığı açısından belirleyici olacak.
Yasanın TBMM'de kabul edilmesinin ardından, uygulamanın nasıl hayata geçirileceği, infaz düzenlemelerinin kapsamı ve yurt dışından dönüşlerde izlenecek prosedürler merakla bekleniyor. DEM Parti, bu konularda sürecin takipçisi olacağını ve yasanın uygulanmasını denetleyeceklerini kaydetti.
Değerlendirme
Çerçeve yasanın TBMM tatile girmeden yasalaşması, Türkiye'de uzun yıllardır süren çatışma ve ayrışmanın sona erdirilmesi yolunda atılmış somut bir adım olma potansiyeli taşıyor. Ancak yasanın içeriği, sürecin başarısı için belirleyici olacak. Siyasete katılımın ve dönüşlerin hukuki güvenceye kavuşturulması, yalnızca bireysel haklar açısından değil, toplumsal barışın pekişmesi açısından da kritik. Türkiye'nin, bu tür düzenlemelerle demokratikleşme yolunda önemli bir sınav verdiği aşikar. Toplumun tüm kesimlerinin beklentisi, yasanın kutuplaştırıcı değil, birleştirici bir anlayışla hazırlanması ve kalıcı çözüme katkı sağlaması.