DEM Parti, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Adalet Komisyonu'nda görüşülmekte olan 12. Yargı Paketi'ne yönelik hazırladığı şerhte, teklifin yargı sistemindeki yapısal sorunlara çözüm getirmediğini savundu. Parti, mevcut düzenlemenin adalet krizini görmezden geldiğini ve hukuk-devlet ilişkisini yeniden inşa etmekten uzak olduğunu ifade etti. Şerhte, teklifin özellikle yargı bağımsızlığı, hakim ve savcı teminatı ile ifade özgürlüğü alanındaki sorunları ele almadığına dikkat çekildi.
Yapısal sorunlara işaret
DEM Parti'nin şerhinde, 12. Yargı Paketi'nin yargı sisteminin temel sorunlarına dokunmadığı belirtildi. Parti, teklifin yalnızca bazı maddi hataları düzeltmekle sınırlı kaldığını, oysa yargıda yaşanan güven bunalımının köklü reformlar gerektirdiğini vurguladı. Şerhte ayrıca, Yargıtay ve Danıştay üyelerinin seçimi, HSK'nın yapısı gibi konularda iyileştirme yapılmadığı eleştirisi yer aldı. Parti, bu haliyle teklifin 'yargı bağımsızlığını güvence altına almaktan çok uzak' olduğunu kaydetti.
Hukuk ve demokrasi arasındaki bağ
DEM Parti, şerhte hukuk ve demokrasi arasındaki ilişkinin yeniden tesis edilmesi gerektiğini vurguladı. Parti, yargı sistemindeki krizin aslında demokrasi krizinin bir yansıması olduğunu, bu nedenle kapsamlı bir anayasal ve yasal reform yapılması gerektiğini ifade etti. Şerhte, 'Adaletin tesisi için sadece yargı paketleri değil, demokratik bir anayasa ve hukuk devleti ilkesine bağlılık şarttır' denildi. Parti, teklifin meclis genel kurulunda görüşülmesi aşamasında da benzer eleştirileri dile getireceğini belirtti.
12. Yargı Paketi, yargıda yapısal dönüşüm vaat etmekten ziyade teknik düzenlemeler içeriyor. Uzmanlar, paketin yargı sistemindeki güven sorununu çözmekte yetersiz kalacağını düşünüyor. Türkiye'de adalet sistemine duyulan güvenin her geçen yıl azalması, bu tür paketlerin toplumsal beklentileri karşılamada ne kadar etkili olacağını tartışmalı hale getiriyor.