Delta Airlines, geçtiğimiz ay meydana gelen şiddetli türbülans olayında 25 yolcu ve mürettebatın yaralanması nedeniyle açılan davayla karşı karşıya. ABD merkezli havayolu şirketi, 7 Mart 2025 tarihinde New York-JFK'den Los Angeles'a sefer yapan DL 843 sefer sayılı uçuşta yaşanan olayda ihmal ve önlem almamakla suçlanıyor. Yolcular, olayı '2,5 dakikalık dehşet' olarak tanımlarken, dava dilekçesinde şirketin türbülans uyarı sistemlerini yeterince kullanmadığı ve uçuş öncesi güvenlik brifinglerinin yetersiz olduğu iddia ediliyor.
Olayın detayları
Boeing 767-400 tipi uçak, Colorado üzerinde seyrederken aniden şiddetli bir türbülansa girdi. Uçuş görevlilerine göre türbülans o kadar ani ve şiddetliydi ki, emniyet kemeri uyarı ışıkları yanmadan önce yolcular koltuklarından fırladı. Toplam 187 yolcu ve 12 mürettebatın bulunduğu uçakta 25 kişi hafif ila orta şiddette yaralandı. Yaralılar Denver'da acil iniş yapılarak hastaneye kaldırıldı. Neyse ki ölüm ya da ağır yaralanma meydana gelmedi.
Dava, yolcuların fiziksel ve duygusal zararlarının tazmini için açıldı. Başvuranlar, olay sonrası yaşadıkları travma, tıbbi masraflar ve uçuş korkusu gibi psikolojik etkiler için toplam 10 milyon dolar tazminat talep ediyor.
Hukuki süreç ve sektörel etkiler
Delta Airlines, konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı ancak şirket içi kaynaklar, olayın ardından türbülans önleme prosedürlerini gözden geçirdiklerini belirtiyor. Havacılık hukuku uzmanlarına göre, bu dava türbülans kaynaklı yaralanmalarda havayolu şirketlerinin sorumluluğuna ilişkin emsal teşkil edebilir. ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA), türbülansın havayolu kazalarında önde gelen nedenlerden biri olduğunu ve her yıl ortalama 30 yolcu ve mürettebatın yaralandığını bildiriyor.
Geçmişte benzer davalar genellikle şirketlerin lehine sonuçlanmış olsa da, bu olaydaki 'ani ve şiddetli' türbülansın önceden tahmin edilebilir olup olmadığı mahkemenin ana odağı olacak. Havayolu şirketleri, türbülansın 'öngörülemez doğası' nedeniyle sorumluluktan kaçınmaya çalışırken, yolcuların avukatları meteorolojik verilerin uyarı niteliği taşıdığını ve pilotların rotayı değiştirebileceğini savunuyor.
Bu dava, seyahat edenler için türbülans riskinin ciddiyetini bir kez daha hatırlatıyor. Uzmanlar, yolcuların her zaman emniyet kemerlerini bağlı tutmalarını ve uçuş görevlilerinin talimatlarına uymalarını öneriyor.