İngiltere'de bir otelde çalışan Roberta Ghiotto, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) nedeniyle işyerinde sistematik mobbinge maruz kaldığı gerekçesiyle açtığı davada rekor tazminat kazandı. Mahkeme, işverenin nöroçeşitlilik konusundaki yükümlülüklerini ihlal ettiğine hükmederek Ghiotto'ya 1,2 milyon sterlin tazminat ödenmesine karar verdi.
Mobbingin Anatomisi: Sistematik Dışlama ve Aşağılama
Roberta Ghiotto, 2019 yılında Londra'daki lüks bir otelde resepsiyon görevlisi olarak işe başladı. DEHB tanısını işe girişte yönetime bildiren Ghiotto, başlangıçta olumlu bir iş ortamı bulduğunu ancak kısa süre sonra yöneticisinin tutumunun değiştiğini belirtti. Dava dosyasına göre, yönetici Ghiotto'ya sürekli olarak diğer çalışanların önünde "dikkatsiz", "dağınık" ve "yetersiz" gibi ifadelerle hitap etti. Ayrıca, toplantılarda söz hakkı verilmedi, mesai saatleri keyfi olarak değiştirildi ve sosyal etkinliklerden dışlandı.
Ghiotto, bu sistematik baskının ruh sağlığını ciddi şekilde etkilediğini, anksiyete ve depresyon geliştirdiğini, bir dönem iş göremez hale geldiğini mahkemeye sunduğu delillerle kanıtladı. İşverenin, DEHB'li bir çalışana yönelik makul düzenlemeler yapma yükümlülüğünü yerine getirmediği, aksine durumu kötüleştirdiği tespit edildi.
Emsal Karar: Nöroçeşitlilik ve İşyeri Sorumluluğu
İngiltere İş Mahkemesi'nde görülen davada hakim, işverenin 2010 Eşitlik Yasası kapsamında DEHB'yi bir engel olarak tanıması gerektiğini vurguladı. Kararda, mobbingin sistematik ve kasıtlı olduğu, bunun da çalışanın onurunu zedelediği belirtildi. Mahkeme, Ghiotto'ya 1,2 milyon sterlin tazminat ödenmesine hükmetti. Bu miktar, İngiltere'de bireysel bir mobbing davasında verilen en yüksek tazminatlardan biri olarak kayıtlara geçti.
Uzmanlar, kararın nöroçeşitlilik alanında farkındalık yaratacağını ve işverenlerin DEHB gibi durumları olan çalışanlara yönelik politikalarını gözden geçirmeleri gerektiğini belirtiyor. İngiltere'de DEHB'li yetişkin sayısının yaklaşık 1,5 milyon olduğu tahmin ediliyor. Ancak işyerlerinde hala yeterli destek sağlanmadığı, ayrımcılığın yaygın olduğu ifade ediliyor.
Dava, işverenlere önemli mesajlar içeriyor: DEHB'li çalışanlar için makul düzenlemeler yapmak (esnek çalışma saatleri, sessiz çalışma alanı, görevlerin netleştirilmesi gibi) hem yasal bir zorunluluk hem de verimliliği artıran bir faktör. Aksi halde, tazminat davalarıyla karşılaşmak kaçınılmaz hale geliyor.
Roberta Ghiotto'nun avukatı, kararın ardından yaptığı açıklamada, "Bu karar, işyerinde zorbalığa uğrayan ve sesini duyuramayan binlerce kişiye umut oldu. Artık işverenler, çalışanlarının nörolojik farklılıklarını görmezden gelemeyecek" dedi. Ghiotto ise, "Adalet yerini buldu. Umarım bu karar, benzer durumdaki insanların haklarını aramaları için cesaret verir" ifadelerini kullandı.
Bu dava, sadece İngiltere'de değil, dünya genelinde işyerinde nöroçeşitlilik ve mobbing konusunda önemli bir dönüm noktası olabilir. Türkiye'de de DEHB farkındalığı düşük seviyede; işverenlerin bu konuda eğitim alması ve yasal düzenlemelerin güçlendirilmesi gerekiyor. Aksi halde, benzer mağduriyetler yaşanmaya devam edecek.