DEAŞ terör örgütünün İstanbul'daki İsrail Başkonsolosluğu'na 7 Nisan'da düzenlediği silahlı saldırıya ilişkin hazırlanan iddianamede, sanıkların ‘infaz edip video çekecektik’ şeklindeki itirafları dikkat çekiyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tamamlanan iddianamede, saldırıyı gerçekleştiren teröristin yanı sıra örgütün diğer üyelerinin planları ve eylem öncesi hazırlıkları aktarılıyor. Olayda iki polis memuru yaralanırken, saldırgan etkisiz hale getirilmişti.
Saldırı öncesi planlama ve itiraflar
İddianamede, sanıklardan birinin ifadesinde, “Amacımız konsolosluğa girip oradaki görevlileri infaz etmek, ardından bu anları videoya kaydederek örgüt propagandası yapmaktı” dediği belirtiliyor. Sanıkların, eylem öncesinde sosyal medya üzerinden örgüt bağlantılı hesaplarla irtibat kurduğu, silah ve mühimmat temin ettiği tespit edildi. Olay günü kullanılan tabancanın, daha önceki bir cinayette kullanıldığı da iddianamede yer alan ayrıntılar arasında.
Örgüt üyelerine yönelik soruşturma
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklanırken, 6'sı adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. İddianamede, sanıkların DEAŞ üyesi olduklarına dair dijital materyaller, örgüt yayınları ve örgüt liderlerine bağlılık beyanları gibi somut deliller bulunduğu vurgulanıyor. Ayrıca, saldırganın daha önce DEAŞ saflarında Suriye'de çatışmalara katıldığına dair bilgiler de mevcut.
Savcılık, sanıklar hakkında ‘silahlı terör örgütüne üye olma’, ‘kasten öldürmeye teşebbüs’, ‘silahlı saldırı’ ve ‘tehlikeli madde bulundurma’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açtı. İddianame, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi ve duruşma tarihi henüz belirlenmedi.
Öte yandan, güvenlik güçlerinin olay anındaki müdahalesi ve istihbaratın eylem öncesi uyarıları da dosyada ayrıntılı olarak ele alındı. Polis memurlarının yaralanmasına rağmen saldırganı etkisiz hale getirerek olası bir katliamın önüne geçtiği ifade ediliyor.