Danıştay'ın yürütmeyi durdurma kararına rağmen Muğla'nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki maden genişletme çalışmaları bugün sabah saatlerinde başlatıldı. Bölgede bulunan Yayık köylüleri ve çevre aktivistleri, karara rağmen iş makinelerinin ormanlık alana girdiğini belirterek tepki gösterdi. Jandarma ekipleri bölgede geniş güvenlik önlemi alırken, çalışmaların Danıştay 6. Dairesi'nin 17 Şubat 2025 tarihli kararına aykırı olduğu öne sürülüyor.
Danıştay kararı ve maden firmasının tutumu
Danıştay 6. Dairesi, geçtiğimiz ay Akbelen Ormanı'nda yapılması planlanan maden genişletme projesine ilişkin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporunun iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle açılan davada, oy çokluğuyla yürütmeyi durdurma kararı vermişti. Karar gerekçesinde, projenin orman ekosistemine ve biyolojik çeşitliliğe telafisi güç zararlar verebileceği, ayrıca bölgedeki su kaynaklarını tehdit edebileceği ifade edilmişti. Buna rağmen maden işletmesi yetkilileri, Danıştay kararının tebliğ edilmediğini ve çalışmaların hukuki olduğunu savunuyor. Milas Kaymakamlığı ise kararın uygulanması için gerekli adımların atıldığını ancak maden şirketinin itirazı sonucu sürecin uzadığını açıkladı.
Bölge halkının ve çevrecilerin tepkisi
Akbelen Ormanı'nın bitişiğindeki Yayık köyü sakinleri, maden genişletme çalışmalarının tarım arazilerini ve zeytinlikleri tehdit ettiğini belirterek eylem yapma kararı aldı. Köy muhtarı Ali Yılmaz, "Danıştay kararını tanımıyorlar. Biz burada yaşamak istiyoruz, çocuklarımızın geleceği kararmasın" dedi. Çevre aktivistleri de sosyal medyada #AkbelenİçinAdalet etiketiyle kampanya başlattı. Türkiye'nin dört bir yanından destek mesajları yağarken, bazı milletvekilleri de bölgeye gitmek için hazırlık yapıyor. Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Milletvekili Sevilay Çelik, konuyu Meclis gündemine taşıyacaklarını duyurdu.
Hukuki süreç ve olası gelişmeler
Danıştay kararının uygulanmaması, hukuk devleti ilkesi açısından ciddi bir tartışma başlattı. İdare hukuku uzmanlarına göre, Danıştay'ın yürütmeyi durdurma kararı bağlayıcıdır ve idarenin bu karara uyma zorunluluğu bulunuyor. Karara rağmen çalışmaların sürdürülmesi, yetkililer hakkında suç duyurusunda bulunulmasına yol açabilir. Muğla Barosu Çevre Komisyonu, konuyla ilgili olarak cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunma hazırlığı yapıyor. Öte yandan, maden şirketinin Danıştay kararına itiraz etmesi bekleniyor. Bu süreçte bölgedeki gerginliğin artması, yeni protestolara yol açabilir. Akbelen Ormanı, daha önce de benzer maden projeleriyle gündeme gelmiş, 2024 yazında büyük çaplı protestolara sahne olmuştu. O dönemde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın verdiği ÇED olumlu kararı mahkeme tarafından iptal edilmişti.
Bağımsız değerlendirme
Akbelen'de yaşananlar, Türkiye'de çevre hukuku ile ekonomik çıkarlar arasındaki çatışmanın en somut örneklerinden biri. Danıştay gibi yüksek bir yargı organının kararının fiilen uygulanmaması, hukukun üstünlüğüne gölge düşürürken, enerji ve maden politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Ormanların korunması ve yerel halkın yaşam hakkı, kısa vadeli ekonomik kazanımların önünde tutulmalı. Bu olay, sadece Akbelen için değil, benzer projelerin tartışıldığı tüm bölgeler için emsal teşkil etme potansiyeli taşıyor.