Nikaragua Devlet Başkanı Daniel Ortega, yaptığı son açıklamada ülkede ‘bir daha özgür seçim yapılmayacağını’ belirterek muhalefete yönelik baskıları tırmandırdı. Uzun yıllardır ülkeyi yöneten Ortega, bu sözlerle demokratik sürecin fiilen sona erdiğini ilan etti. Peki, Nikaragua siyasetine damgasını vuran Daniel Ortega kimdir? Ortega'nın yaşı ve siyasi geçmişi nasıl şekillendi?
Daniel Ortega'nın erken dönemi ve siyasete girişi
Daniel Ortega Saavedra, 11 Kasım 1945'te Nikaragua'nın La Libertad kasabasında doğdu. Ailesi orta sınıfa mensup olup, Ortega genç yaşta siyasi mücadelelere katıldı. 1963 yılında Sandinista Ulusal Kurtuluş Cephesi'ne (FSLN) katılan Ortega, diktatör Anastasio Somoza'ya karşı yürütülen mücadelede aktif rol aldı. Tutuklanmalar ve sürgünlerle geçen gençlik yıllarının ardından, 1979’daki Sandinista Devrimi'yle birlikte Ortega ülkenin en önemli siyasi figürlerinden biri haline geldi.
Devrimin ardından kurulan hükümette görev alan Ortega, 1985'te devlet başkanı seçildi. İlk döneminde ABD destekli Contra gerillalarıyla iç savaş sürerken, sosyalist politikalar izledi. 1990 seçimlerini kaybeden Ortega, bu yenilginin ardından Sandinista hareketinin liderliğini sürdürdü. Muhalefette geçen yıllar boyunca siyasi gücünü koruyan Ortega, 2006 seçimlerinde tekrar devlet başkanlığına seçildi.
Ortega'nın iktidar dönemi ve tartışmalı politikaları
2007'den bu yana kesintisiz olarak Nikaragua'yı yöneten Daniel Ortega, iktidarını sağlamlaştırmak için anayasa değişiklikleri, yargı üzerinde baskı ve muhalif medyayı susturma gibi yöntemlere başvurdu. 2018'de emeklilik reformuna karşı başlayan kitlesel protestolar, güvenlik güçlerinin sert müdahalesiyle bastırıldı. Olaylar sırasında yüzlerce kişi hayatını kaybetti, binlerce kişi tutuklandı. Uluslararası toplum, Ortega yönetimini insan hakları ihlalleri ve otoriterleşme nedeniyle defalarca kınadı.
2021 seçimlerinde muhalefetin önde gelen isimlerinin tutuklanmasıyla Ortega, yedi muhalif adayın cezaevinde olduğu bir ortamda seçime gitti ve yüzde 75 oy oranıyla yeniden başkan seçildi. Seçimlerin ardından ABD ve Avrupa Birliği, seçimleri ‘hileli’ olarak nitelendirirken, Ortega bu eleştirilere ‘emperyalist müdahale’ suçlamasıyla yanıt verdi.
Son açıklaması ve gelecek senaryoları
Son olarak ‘özgür seçimlerin bir daha yapılmayacağını’ söyleyen Ortega, bu sözleriyle muhalefetin umutlarını tamamen tüketti. Uzmanlar, Ortega'nın eşi Rosario Murillo ile birlikte ülkeyi bir aile şirketi gibi yönettiğini ve herhangi bir güç geçişine izin vermeyeceğini belirtiyor. Nikaragua'da bugün itibarıyla muhalif partilerin faaliyetleri büyük ölçüde kısıtlanmış durumda. Ortega'nın bu açıklaması, ülkenin uluslararası alanda daha da yalnızlaşmasına yol açabilir.
Bağımsız gözlemcilere göre, Ortega yönetimi altında Nikaragua giderek daha kapalı bir rejime dönüşüyor. Orta Amerika'nın bu küçük ülkesinde, 40 yılı aşkın süredir siyasetin merkezinde olan Ortega'nın bu son hamlesi, bölgedeki otoriter eğilimlerin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Nikaragua halkı ise ekonomik kriz ve siyasi baskı arasında adeta sıkışmış durumda.