Antalya'nın Demre ilçesinde gönüllü sualtı temizliği yapan serbest dalıcı Sercan Demirkaya, yaklaşık 5 yıldır aynı sularda karşılaştığı dişi yeşil deniz kaplumbağası ile sıradışı bir dostluk geliştirdi. Demirkaya'nın 'Mahmut' adını verdiği kaplumbağa, her dalışta dalgıcın yanına yaklaşarak adeta oyun arkadaşı gibi davranıyor. Bu ilginç dostluk, bölgede sualtı yaşamına dair farkındalığı artırırken, deniz canlılarıyla insan arasındaki etkileşimin sınırlarını da gözler önüne seriyor.
Beş yıl önce başlayan karşılaşmalar
Sercan Demirkaya, Demre kıyılarında düzenli olarak gönüllü sualtı temizliği yapıyor. Yaklaşık 5 yıl önce, bölgede dalış yaptığı sırada dişi bir yeşil deniz kaplumbağasıyla karşılaştı. İlk başlarda mesafeli olan kaplumbağa, zamanla Demirkaya'ya alıştı ve her dalışta onu takip etmeye başladı. Demirkaya, kaplumbağaya 'Mahmut' adını verdi. Cinsiyeti dişi olmasına rağmen bu ismi koymasının nedenini ise şöyle açıklıyor: “İlk gördüğümde bana erkek gibi geldi, ismi de öyle kaldı. Artık bu isimle anılıyor, bizim için bir sorun değil.”
Zamanla kaplumbağa, Demirkaya'nın sualtı temizliği sırasında topladığı atıklara ve hareketlerine ilgi göstermeye başladı. Demirkaya, “Mahmut beni gördüğünde hemen yanıma geliyor, birlikte yüzüyoruz. Bazen topladığım plastikleri kokluyor, bazen de kameraya poz veriyor. Onunla aramızda bir güven ilişkisi oluştu” diyor. Bu dostluk, bölgedeki diğer dalgıçlar ve balıkçılar tarafından da biliniyor. Hatta bazı turistler, Mahmut'u görmek için bölgeye geliyor.
Deniz kaplumbağalarının korunması ve Demre'nin önemi
Yeşil deniz kaplumbağaları (Chelonia mydas), dünya genelinde nesli tehlikede olan türler arasında yer alıyor. Akdeniz'de özellikle Türkiye'nin güney kıyıları, bu türün önemli üreme alanlarından biri. Demre, Kaş ve Patara gibi bölgeler, deniz kaplumbağalarının yumurtlama sahilleri olarak biliniyor. Ancak plastik kirliliği, balıkçı ağları ve kıyı tahribatı gibi tehditler, bu canlıların yaşamını zorlaştırıyor. Sercan Demirkaya'nın gönüllü temizlik çalışmaları, hem kaplumbağaların yaşam alanlarını korumaya hem de farkındalık oluşturmaya katkı sağlıyor.
Demirkaya, sualtı temizliği sırasında sık sık plastik poşet, misina ve cam şişe gibi atıkları topluyor. “Mahmut ve diğer canlılar bu atıkları yiyecek sanıp yutabiliyor. Bu yüzden her dalışta elimden geldiğince temizlik yapıyorum. Onun bana yaklaşması, aslında bir teşekkür gibi” diyor. Uzmanlar, deniz kaplumbağalarının insanlara alışmasının nadir görüldüğünü, ancak düzenli beslenme veya etkileşim olmadan bu tür bir bağın oluşabileceğini belirtiyor. Demirkaya, kaplumbağayı asla beslemediğini, sadece doğal ortamında gözlemlediğini vurguluyor.
Demre'deki bu dostluk, sosyal medyada da ilgi görüyor. Demirkaya'nın çektiği görüntülerde Mahmut'un kameraya yaklaşması ve dalgıçla birlikte yüzmesi, izleyenleri hem güldürüyor hem de duygulandırıyor. Yerel halk, bu tür etkileşimlerin deniz canlılarına zarar vermeden sürdürülmesi gerektiğini söylüyor. Özellikle dalış turizmi açısından, doğal yaşamı rahatsız etmeden yapılan gözlemlerin teşvik edilmesi gerektiği belirtiliyor.
Sonuç olarak, Sercan Demirkaya ile Mahmut arasındaki 5 yıllık dostluk, insan ve doğa arasındaki bağın ne kadar güçlü olabileceğini gösteriyor. Ancak bu tür ilişkilerin, deniz canlılarının doğal davranışlarını değiştirmeden, saygı çerçevesinde sürdürülmesi büyük önem taşıyor. Demre kıyılarında yaşanan bu sıradışı hikâye, denizlerin korunması ve plastik kirliliğiyle mücadele konusunda hepimize ilham veriyor.