“Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında Meclis’te oluşturulan komisyonun çalışmalarını tamamlamasının üzerinden 129 gün geçti. Bu süreçte hazırlanan yasal düzenleme, örgütten ayrılarak dağdan inen kişilere 5 yıl süreyle denetimli serbestlik uygulanmasını öngörüyor. Teklif, terörle mücadelede yeni bir dönemin kapısını aralarken, kamuoyunda farklı yorumlara neden oldu.
Yasal düzenlemenin detayları
Komisyonun hazırladığı rapor doğrultusunda şekillenen yasa teklifi, örgüt üyelerinin silah bırakarak teslim olmaları halinde ceza indirimi ve denetimli serbestlik imkanı sunuyor. Buna göre, dağdan inen her kişi 5 yıl boyunca belirli yükümlülüklere tabi olacak; bu süre içinde herhangi bir terör faaliyetine karışmaması halinde ceza infazı sonlandırılacak. Düzenleme, aynı zamanda etkin pişmanlık hükümlerini de kapsayacak şekilde genişletildi.
Siyasi partilerden farklı tepkiler
İktidar partisi sözcüleri, düzenlemenin terörün bitirilmesi için önemli bir adım olduğunu vurgularken, ana muhalefet partisi ise uygulamanın suçluları ödüllendirebileceği endişesini dile getirdi. CHP’li bir milletvekili, “Bu yasa terörle mücadelede zaafiyet yaratır” ifadelerini kullandı. MHP ise düzenlemeye destek vererek, sürecin devlet aklıyla yürütüldüğünü belirtti. HDP ise çözüm sürecine geri dönülmesi gerektiğini savundu.
Uygulamanın kapsamı ve eleştiriler
Düzenleme, sadece örgütün kırsal kesimdeki üyelerini değil, aynı zamanda şehirlerde faaliyet gösteren ve henüz yakalanmamış kişileri de kapsıyor. Ancak hukukçular, denetimli serbestlik süresinin yetersiz olduğunu ve etkin bir takip sistemi kurulmazsa suiistimale açık olabileceğini belirtiyor. Öte yandan, insan hakları örgütleri, uygulamanın uluslararası standartlara uygun olması gerektiğine dikkat çekiyor.
Toplumsal boyut ve psikolojik etkiler
Dağdan inen kişilerin topluma yeniden kazandırılması için psikososyal destek programları da hayata geçirilecek. Uzmanlar, bu kişilerin uzun süreli travma yaşadığını ve rehabilite edilmeden topluma karışmalarının sorun yaratabileceğini ifade ediyor. Aileler ise sürecin bir an önce tamamlanmasını ve çocuklarına ikinci bir şans verilmesini istiyor.
Türkiye, benzer düzenlemeleri geçmişte de denedi. 2013-2015 yılları arasında uygulanan çözüm sürecinde, dağdan inenlere yönelik af ve yeniden entegrasyon programları uygulanmış ancak süreç başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Şimdiki düzenleme, geçmiş deneyimlerden ders çıkarılarak daha sıkı denetim mekanizmalarıyla destekleniyor. Ancak, terörün kökenindeki siyasi ve sosyal sorunlar çözülmeden bu tür yasal düzenlemelerin kalıcı barışı getirmesi güç görünüyor.