Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi'nde ele alınması beklenen başlıca konuları kamuoyuyla paylaştı. Duran, zirvede AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın mevkidaşlarıyla ikili görüşmeler gerçekleştireceğini de belirtti. Zirve, ittifakın geleceği ve caydırıcılık kapasitesi açısından kritik öneme sahip.
Zirvede ele alınacak temel başlıklar
Duran, yaptığı açıklamada zirvenin gündeminde savunma harcamalarının artırılması, terörle mücadele, Doğu Akdeniz ve Karadeniz güvenliği, NATO'nun yeni stratejik konsepti ve Ukrayna'daki savaşın ittifaka yansımalarının yer aldığını söyledi. Türkiye, özellikle terörle mücadele konusunda müttefiklerinden daha somut adımlar bekliyor. Ayrıca, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının paylaşımı ve deniz yetki alanları konusundaki görüş ayrılıklarının da gündeme gelmesi bekleniyor.
İkili görüşmeler ve Türkiye'nin öncelikleri
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın zirve marjında ABD Başkanı Joe Biden, Almanya Başbakanı Olaf Scholz ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile ayrı ayrı görüşmesi planlanıyor. Duran, bu görüşmelerde F-16 tedariki, İsveç'in NATO üyeliği ve Yunanistan ile olan gerilim gibi konuların masaya yatırılacağını ifade etti. Türkiye, özellikle ABD'den F-16 savaş uçaklarının modernizasyonu konusunda olumlu bir yanıt almayı hedefliyor. Öte yandan, İsveç'in üyelik sürecinde atılması gereken adımlar da ele alınacak.
NATO'nun geleceği ve yeni stratejik konsept
Zirvede, Rusya-Ukrayna savaşının ardından NATO'nun savunma pozisyonunun güçlendirilmesi de önemli bir başlık olacak. Müttefikler, Doğu Avrupa'da konuşlandırılacak ek kuvvetler ve caydırıcılık önlemlerini değerlendirecek. Türkiye, ittifakın Karadeniz'deki varlığının artırılmasını ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ne saygı gösterilmesini savunuyor. Ayrıca, NATO'nun yeni stratejik konseptinde terörle mücadele ve hibrit tehditlere karşı ortak bir yaklaşım benimsenmesi bekleniyor.
Türkiye'nin mesajları ve beklentileri
Duran, Türkiye'nin ittifak içinde üzerine düşen sorumlulukları yerine getirdiğini, ancak müttefiklerden de terör örgütleriyle mücadelede daha fazla iş birliği beklediğini vurguladı. Özellikle Suriye ve Irak'taki PKK/PYD varlığına karşı NATO'nun daha net bir tutum alması gerektiğini ifade etti. Türkiye ayrıca, Doğu Akdeniz'deki haklarının korunması ve Yunanistan'ın silahlanmasına karşı uluslararası hukuk çerçevesinde adım atılmasını talep ediyor.
Uzmanlara göre, Ankara'nın zirveden somut kazanımlarla ayrılması, hem iç kamuoyu hem de bölgesel dengeler açısından kritik. NATO'nun genişleme süreci ve üye ülkeler arasındaki güven bunalımı, ittifakın gelecekteki etkinliğini belirleyecek unsurların başında geliyor. Türkiye'nin, hem savunma sanayii ihracatı hem de diplomatik nüfuzu açısından bu zirveyi stratejik bir fırsat olarak değerlendirdiği gözlemleniyor.