Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde kıldı. Namaz öncesinde camiye gelen Erdoğan, vatandaşlarla bir süre sohbet etti ve selamlaştı. Namazın ardından basına kapalı olarak camiden ayrılan Cumhurbaşkanı, herhangi bir açıklama yapmadı. Ayasofya-i Kebir Camisi, 24 Temmuz 2020’de yeniden ibadete açılmıştı.
Ayasofya'nın statü değişikliği
Ayasofya, 1934 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla müzeye dönüştürülmüş, 2020 yılında Danıştay kararıyla bu statü iptal edilerek cami statüsü kazanmıştı. Kararın ardından ilk cuma namazı 24 Temmuz 2020’de kılınmıştı. Erdoğan, o tarihten bu yana zaman zaman Ayasofya’da cuma namazı kılıyor. Ayasofya, hem Müslümanlar hem de Hristiyanlar için büyük sembolik öneme sahip bir yapı olarak biliniyor.
Namaza katılım ve güvenlik önlemleri
Cuma namazı sırasında Ayasofya çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Çok sayıda polis ve özel harekat ekibi bölgede görev yaptı. Vatandaşların camiye girişi belirli noktalardan kontrollü olarak sağlandı. Namaza yoğun ilgi gösteren vatandaşlar, Erdoğan’ı görünce sevgi gösterisinde bulundu.
Siyasi ve toplumsal yankılar
Cumhurbaşkanı'nın Ayasofya'da namaz kılması, siyasi partiler ve kamuoyunda farklı yorumlara neden oldu. Muhalefet partileri, bu ziyaretin sembolik olduğu ve gündemi değiştirmeye yönelik olduğu yönünde eleştiriler yaparken, iktidar partisi yetkilileri ise bunun milli ve manevi bir değerin yüceltilmesi olduğunu savundu. Ayasofya'nın cami statüsü, ulusal ve uluslararası alanda tartışma yaratmaya devam ediyor.
Erdoğan'ın bugünkü ziyareti, rutin bir cuma namazı ibadeti olarak kayıtlara geçti. Ancak Ayasofya'nın statüsü, Türkiye'nin laiklik ve din-devlet ilişkileri bağlamında uzun süredir devam eden bir tartışma konusu. Tarihi yapının gelecekteki kullanımı, hem iç kamuoyu hem de dış politika açısından önemini koruyor. Bu tür sembolik ziyaretlerin, toplumsal kutuplaşmayı derinleştirme riski taşıdığı yönünde yorumlar da bulunuyor.