İstanbul Galatasaray Meydanı, 33 yıldır akıbeti bilinmeyen 7 çocuk babası Nadir Nayci için adalet arayan ailenin ve Cumartesi Anneleri'nin 1116. hafta buluşmasına sahne oldu. 1993 yılında Şırnak'ın Cizre ilçesinde gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Nayci'nin ailesi, her hafta olduğu gibi bu hafta da ellerinde fotoğraflar ve dövizlerle kayıp yakınlarının akıbetinin ortaya çıkarılmasını, sorumluların yargılanmasını talep etti. Ailenin yıllardır yaptığı başvurular sonuçsuz kalırken, gözler İstanbul Kuştepe'de bulunan kemiklere ilişkin DNA incelemesine çevrilmiş durumda.
Aile ve Cumartesi Anneleri Galatasaray'da Buluştu
Her cumartesi olduğu gibi bu hafta da Galatasaray Meydanı'nda bir araya gelen Cumartesi Anneleri, kayıp yakınlarının sesini duyurmak için basın açıklaması yaptı. Açıklamada, Nadir Nayci'nin 33 yıldır kayıp olduğu ve ailesinin adalet arayışının sürdüğü vurgulandı. Nayci ailesi adına konuşan yakınları, devletin kayıp dosyalarını çözüme kavuşturması gerektiğini belirterek, "Nadir Nayci'nin nerede olduğunu, kemiklerinin bulunup bulunmadığını öğrenmek istiyoruz. 33 yıl oldu, hâlâ bir cevap yok. Bu acıyı her gün yeniden yaşıyoruz. Yetkililere sesimizi duyuruyoruz: Bu dosya kapanmadan biz de susmayacağız" ifadelerini kullandı.
Cumartesi Anneleri'nin her hafta düzenlediği eylem, 1995 yılından bu yana kesintisiz sürüyor. 1116. haftaya ulaşan eylemde, kayıp yakınları "Failileri bilmiyoruz ama biliyoruz ki devlet biliyor" sloganlarıyla yetkililere çağrıda bulundu. Grubun, kayıp dosyalarının aydınlatılması için kurulan Meclis Araştırma Komisyonu'na ve ilgili bakanlıklara defalarca başvurduğu ancak sonuç alamadığı belirtildi.
Nadir Nayci: 33 Yıllık Acı ve Belirsizlik
Nadir Nayci, 1993 yılında Cizre'de gözaltına alınmış ve kendisinden bir daha haber alınamamıştı. O tarihte 35 yaşında olan Nayci, evli ve 7 çocuk babasıydı. Ailesi, gözaltına alınmasının ardından Nayci'nin akıbetini öğrenmek için onlarca kez savcılığa ve emniyete başvurdu. Ancak tüm başvurular sonuçsuz kaldı. Aile, yıllar içinde bazı dönemlerde "Nayci'nin öldürüldüğü" yönünde ihbarlar aldıklarını ancak yetkililerin bu ihbarları ciddiye almadığını dile getirdi.
Son günlerde İstanbul Kuştepe'de inşaat çalışmaları sırasında bulunan kemik parçaları, kayıp yakınları için yeni bir umut kaynağı oldu. Nayci ailesi, kemiklerden alınan örneklerden DNA incelemesi yapılmasını ve sonuçların kendileriyle paylaşılmasını talep etti. Aile avukatı, "Kuştepe'de çıkan kemiklerin akıbeti, birçok kayıp dosyasında olduğu gibi Nadir Nayci için de kritik önem taşıyor. DNA sonuçları aydınlanmadan bu dosya kapanmayacak. Ailenin beklentisi, yetkililerin bu konuda şeffaf davranması ve sonucu açıklamasıdır" dedi.
Cumartesi Anneleri'nin açıklamasında ayrıca, Türkiye'de faili meçhul kayıpların hâlâ aydınlatılamamış olmasının toplumsal bir yara olduğu ifade edildi. "Her kayıp, bir ailenin kalbinde açılan bir yaradır. Bu yaralar ancak gerçeklerin ortaya çıkmasıyla sarılır. Biz, devletten kayıp dosyalarının tamamının çözülmesini ve sorumluların adalet önüne çıkarılmasını istiyoruz" denildi.
Eyleme katılan bazı aile yakınları, ellerinde taşıdıkları fotoğraflarla kayıp yakınlarının isimlerini okudu. Galatasaray Meydanı'ndaki sessiz oturma eyleminin ardından grup, kısa bir basın açıklaması yaparak dağıldı. Eylemin gelecek hafta aynı saatte tekrarlanacağı belirtildi.
Adalet Arayışının Sembolü: Cumartesi Anneleri
Cumartesi Anneleri, 1995 yılında ilk kez bir araya gelen ve kayıp yakınlarının sesini duyurmak için her cumartesi Galatasaray Meydanı'nda eylem yapan bir insan hakları hareketidir. 27 Mayıs 1995'te başlayan eylemler, 1999 yılında yasaklanana kadar kesintisiz sürdü. 2009 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) kararıyla yeniden başlayan eylemler, bugüne kadar 1116. haftaya ulaşmıştır.
Bu süreçte onlarca aile, kayıp yakınlarının akıbetini öğrenmek için mücadele etti. Bugüne kadar bazı kayıpların bulunduğu ve ailelerine teslim edildiği biliniyor. Ancak binlerce dosya hâlâ çözülememiş durumda. Cumartesi Anneleri, bu dosyaların takipçisi olmaya devam ediyor.
Nadir Nayci'nin ailesi de bu mücadelenin bir parçası olarak, her hafta alana gelerek hem kendi kaybının hem de tüm kayıpların unutulmaması için çağrı yapıyor. Aile, 33 yıllık süreçte hiçbir resmi makamdan tatmin edici bir yanıt alamadıklarını, ancak mücadeleden vazgeçmeyeceklerini ifade ediyor.
Kayıp dosyalarındaki belirsizlik, Türkiye'de insan hakları ihlallerinin hâlâ çözülmediğinin bir göstergesi olarak görülüyor. Uzmanlar, bu tür dosyaların aydınlatılmasının hem aileler için hem de toplumsal barış için önemli olduğuna dikkat çekiyor.