Bilecik merkeze bağlı Çukurören köyünde 162 yılı aşkın süredir yetiştirilen ve Türk Patent ve Marka Kurumunca coğrafi işaret olarak tescil edilen kırmızıbiberin fideleri toprakla buluştu. Her yıl mayıs ayında başlayan ekim dönemi, bu yıl da çiftçilerin yoğun katılımıyla sürüyor. Ancak bölgenin tarım mirası, yıllardır faaliyet gösteren çimento fabrikalarının yarattığı toz ve kirlilik nedeniyle tehdit altında.
162 yıllık gelenek ve coğrafi işaret
Çukurören kırmızıbiberi, kendine özgü aroması, ince kabuğu ve yüksek renk değeriyle biliniyor. 1862 yılından bu yana aynı yöntemlerle yetiştirilen biber, 2021 yılında coğrafi işaret tescili alarak markalaştı. Köy muhtarı Ahmet Yılmaz, bu yıl 150 dönüm alana biber ekildiğini, hasadın ağustos ayında başlayacağını belirtti. Yılmaz, "Biberimiz tamamen doğal yöntemlerle yetişiyor, hiçbir kimyasal gübre veya ilaç kullanmıyoruz. Bu lezzet, toprağımıza ve iklimimize özgü" dedi.
Çimento fabrikalarının gölgesinde tarım
Ancak Çukurören'deki tarım faaliyetleri, köye birkaç kilometre uzaklıkta bulunan iki büyük çimento fabrikasının tehdidi altında. Fabrikalardan çıkan toz ve kükürt dioksit, biber fidelerine zarar veriyor, verimi düşürüyor. Çiftçi Mehmet Ali Şahin, "Geçen yıl toz yüzünden biberlerin yarısını kaybettik. Yetkililerden bir an önce önlem almalarını istiyoruz" diye konuştu. Bilecik Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, fabrikalara yönelik denetimlerin sürdüğünü, ancak somut bir adım atılmadığı bildiriliyor.
Ürünün ekonomik değeri ve geleceği
Çukurören kırmızıbiberi, sadece yöresel bir lezzet değil, aynı zamanda önemli bir ekonomik değer. Kurutulup pul biber ve toz biber olarak satılan ürün, kilosu 80-100 liradan alıcı buluyor. Ancak üretim miktarı, çevresel tehditler nedeniyle son yıllarda düşüş gösterdi. 2018'de 50 ton olan üretim, 2023'te 35 tona geriledi. Bilecik Ziraat Odası Başkanı Hasan Kaya, "Coğrafi işaretle marka değeri artan ürünümüz korunmazsa, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya" uyarısında bulundu.
Bölge halkı, tarım ve sanayi arasında bir denge kurulmasını bekliyor. Çimento fabrikalarının filtre sistemlerini yenilemesi ve tarım alanlarına tampon bölgeler oluşturulması talep ediliyor. Aksi halde, 162 yıllık bir tarım mirasının yok olabileceği belirtiliyor.