Çorum Belediyesi'nin imar değişikliği talebini reddettiği bir "villa arazisi" üzerine inşa edilen okul, düzenlenen törenle açıldı. İmar izni bulunmamasına rağmen yapılan açılış, kentte tartışmalara neden oldu. Okulun yapım sürecinde belediye ile valilik arasında yaşanan yetki krizi ve imar düzenlemelerine aykırılık iddiaları gündeme geldi.
İmar izni olmayan arsada okul inşası
Çorum'un merkez ilçesinde yer alan söz konusu arazi, daha önce villa yapımı için ayrılmıştı. Ancak bir kamu yararı kararıyla arazinin kullanım amacı değiştirilerek okul yapılması planlandı. Çorum Belediyesi, imar planı değişikliği talebini oy birliğiyle reddederken, Çorum Valiliği ise eğitim yatırımını gerekçe göstererek inşaatın başlamasını sağladı. İnşaat sürecinde belediye ile valilik arasında yazışmalar yaşanırken, okulun kaba inşaatı tamamlandı ve açılış için gün belirlendi.
Açılış törenine protokol katıldı
Okulun açılış törenine, Çorum Valisi, İl Milli Eğitim Müdürü ve bazı siyasi parti temsilcileri katıldı. Törende konuşan vali, eğitime yapılan yatırımın önemine vurgu yaparak "Eğitim, önceliğimizdir. Bu okul, geleceğimizin teminatı çocuklarımıza hizmet verecek" ifadelerini kullandı. Belediye yetkilileri ise törene katılmazken, konuyla ilgili sessiz kalmayı tercih etti.
Hukuki süreç devam ediyor
Okulun imar durumuyla ilgili hukuki süreç ise devam ediyor. Çorum Belediyesi, arazinin imar planına aykırı olarak kullanıldığını savunarak, konuyu yargıya taşıdı. Belediye yetkilileri, "İmar mevzuatına aykırı hiçbir yapıya izin vermeyeceğiz. Hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız" dedi. Öte yandan, okulun bulunduğu bölgedeki diğer yapılaşma faaliyetleri de mercek altına alındı.
Uzmanlar, bu tür uygulamaların imar düzenlemelerinin güvenilirliğini zedelediğini belirtiyor. Bir şehir plancısı, "Belediye ile valilik arasındaki yetki karmaşası, benzer sorunların yaşanmasına yol açabilir. İmar planları, kamu yararı gözetilerek hazırlanır; bu tür tek taraflı kararlar, plan bütünlüğünü bozar" değerlendirmesinde bulundu.
Bu olay, yerel yönetimler ile merkezi yönetim arasındaki yetki paylaşımının netleştirilmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor. Eğitim yatırımlarının planlama süreçlerine uygun şekilde hayata geçirilmesi, hukuk devleti ilkesinin gereğidir. Aksi takdirde, benzer ihtilafların başka kentlerde de yaşanması kaçınılmaz görünüyor.