Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Konferansı'nda (COP31) tüm ülkelerin sesinin eşit şekilde duyulmasını hedeflediklerini belirtti. Ağırbaş, konferansın kapsayıcı bir iklim diplomasisi zemini oluşturacağını vurgulayarak, özellikle gelişmekte olan ülkelerin ve iklim krizinden en çok etkilenen toplulukların sürece dahil edileceğini söyledi.
Antalya'da Tüm Paydaşlar Masada
Ağırbaş, COP31'in sadece hükümet temsilcilerinin değil, aynı zamanda sivil toplum kuruluşları, yerel yönetimler, gençlik grupları ve özel sektörün de aktif katılımıyla şekilleneceğini ifade etti. "Antalya'da düzenlenecek konferans, iklim değişikliğiyle mücadelede kimseyi geride bırakmayan bir yaklaşımın hayata geçirilmesi için kritik bir fırsat sunuyor" diyen Ağırbaş, tüm ülkelerin eşit söz hakkına sahip olacağı bir müzakere süreci tasarladıklarını aktardı.
Sıfır Atık Vakfı olarak konferans hazırlıklarına ilişkin yürüttükleri çalışmalara değinen Ağırbaş, iklim adaletinin sağlanması için gelişmiş ülkelerin finansal taahhütlerini yerine getirmesi gerektiğini de sözlerine ekledi. Ağırbaş, "Kapsayıcı diplomasi, sadece söz söyleme hakkı değil, aynı zamanda kaynaklara erişim ve karar alma mekanizmalarına katılım anlamına gelir" ifadelerini kullandı.
İklim Diplomasisinde Yeni Bir Dönem
Türkiye'nin COP31 ev sahipliği, ülkenin iklim değişikliğiyle mücadeledeki uluslararası rolünü güçlendirmesi açısından da önem taşıyor. Antalya'nın seçilmesi, bölgesel iklim hassasiyetlerine dikkat çekilmesi ve Akdeniz havzasındaki kırılganlıkların gündeme taşınması bakımından stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Samed Ağırbaş'ın açıklamaları, konferansın sadece teknik müzakerelerden ibaret olmayacağını, aynı zamanda iklim krizine karşı küresel dayanışmanın güçlendirileceği bir platform işlevi göreceğini gösteriyor. Ağırbaş, "COP31'i, iklim değişikliğinden en çok etkilenen ülkelerin sesini duyurabildiği, çözüm önerilerinin birlikte üretildiği bir zirveye dönüştürmek istiyoruz" dedi.
Konferans hazırlıkları kapsamında sivil toplum kuruluşlarıyla istişare toplantıları düzenlendiği ve çeşitli ülkelerin temsilcileriyle ön görüşmeler yapıldığı öğrenildi. Ağırbaş, bu süreçte şeffaflık ve katılımcılığın ön planda tutulduğunu belirterek, tüm paydaşların görüşlerinin dikkate alınacağını söyledi.
İklim uzmanları, COP31'in başarısının, ülkelerin somut taahhütlerde bulunması ve önceki zirvelerde alınan kararların uygulanmasıyla ölçüleceğini vurguluyor. Antalya'da düzenlenecek konferansın, küresel iklim rejiminin geleceği açısından belirleyici bir rol oynaması bekleniyor.