Türkiye, NATO Zirvesi'nin ardından bir kez daha küresel ölçekte önemli bir organizasyona ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Antalya, 2025 yılında düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) için gün sayarken, kentteki oteller şimdiden tam doluluk seviyesine ulaştı. Zirvenin, Türkiye'nin uluslararası alandaki etkinliğini artırması bekleniyor.
Otellerde yer kalmadı
Antalya'daki otelciler, COP31 için yapılan rezervasyonların hızla arttığını belirtiyor. Şehrin önemli turizm merkezlerinde otellerin yüzde 100'e varan oranlarda dolduğu ifade ediliyor. Antalya Valiliği, zirve nedeniyle kente gelecek yaklaşık 30 bin kişi için hazırlıkların tamamlandığını açıkladı. Toplantıların ana mekanı olarak belirlenen Antalya Kongre Merkezi'nde ise son teknoloji ekipmanlar kuruluyor.
Sürdürülebilirlik ve iklim hedefleri masada
COP31, Paris İklim Anlaşması'nın uygulanması ve küresel sıcaklık artışını 1,5 derece ile sınırlandırma hedefi doğrultusunda önemli bir dönüm noktası olacak. Türkiye'nin ev sahipliğindeki zirvede, gelişmekte olan ülkelerin iklim finansmanına erişimi, yeşil enerji dönüşümü ve karbon emisyonlarının azaltılması gibi konular ele alınacak. Türkiye, 2021'de Paris Anlaşması'nı onaylamış ve 2053 net sıfır emisyon hedefini duyurmuştu.
Ekonomik beklentiler büyük
COP31'in Türkiye ekonomisine önemli katkıları olması bekleniyor. Zirve boyunca Antalya'da düzenlenecek yan etkinlikler ve fuarlar sayesinde turizm gelirlerinin artması, ayrıca yeşil yatırımların teşvik edilmesi öngörülüyor. Turizm sektörü temsilcileri, bu tür organizasyonların Türkiye'nin tanıtımına büyük katkı sağladığını vurguluyor.
NATO Zirvesi'nin Ankara'da gerçekleşmesinin ardından COP31'in Antalya'da düzenlenmesi, Türkiye'nin hem savunma hem de iklim değişikliği gibi kritik alanlarda uluslararası platformda söz sahibi olduğunu gösteriyor. İki zirve arasındaki bu denge, Türkiye'nin dış politikada çok yönlü bir profil çizmesine olanak tanıyor.