Antalya'da 9-20 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek olan COP31 İklim Zirvesi hazırlıkları kapsamında, gençlerin iklim değişikliği ve sürdürülebilir kalkınma konularındaki farkındalıklarını artırmak amacıyla 30 ilde Gençlik İklim Çalıştayları düzenlenecek. Çalıştaylar, zirve öncesinde gençlerin görüşlerini toplamak ve politika önerileri geliştirmelerini sağlamak için bir platform oluşturacak.
Çalıştayların Amacı ve Kapsamı
Gençlik İklim Çalıştayları, 18-30 yaş arası gençlerin katılımına açık olacak. Çalıştaylarda iklim değişikliğinin etkileri, yenilenebilir enerji, sürdürülebilir tarım, atık yönetimi ve yeşil dönüşüm gibi konular ele alınacak. Katılımcılar, uzmanlar eşliğinde atölye çalışmaları yaparak somut çözüm önerileri geliştirecek. Her ilde düzenlenecek çalıştayların sonunda, gençlerin ortak görüşlerini içeren bir bildiri hazırlanacak ve bu bildiri COP31 zirvesine taşınacak.
Çalıştayların koordinasyonu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı iş birliğinde yürütülecek. Ayrıca üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimler de sürece destek verecek. Etkinliklerin 30 ilde eş zamanlı olarak düzenlenmesi planlanıyor; böylece Türkiye genelinde geniş bir katılım sağlanması hedefleniyor.
COP31'e Giden Yolda Gençlik Katılımı
COP31, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) kapsamında düzenlenen ve dünya liderlerini bir araya getiren en önemli iklim konferanslarından biri. Antalya'nın ev sahipliği yapacağı zirve, 9-20 Kasım 2025 tarihleri arasında gerçekleşecek. Zirve öncesinde gençlerin aktif katılımı, iklim politikalarının daha kapsayıcı olması açısından kritik görülüyor.
Gençlik İklim Çalıştayları, sadece farkındalık yaratmakla kalmayıp aynı zamanda gençlerin karar alma süreçlerine dahil edilmesini amaçlıyor. Çalıştaylara katılan gençler, elde ettikleri bilgi ve deneyimleri kendi topluluklarında yaygınlaştırarak iklim hareketinin tabana yayılmasına katkı sağlayacak. Bu tür etkinlikler, Türkiye'nin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda gençlerin rolünü güçlendirmeyi de hedefliyor.
İklim Krizi ve Gençlerin Rolü
İklim değişikliği, genç nesillerin geleceğini doğrudan etkileyen küresel bir kriz. Türkiye, Akdeniz kuşağında yer alması nedeniyle kuraklık, sıcak hava dalgaları ve orman yangınları gibi iklim risklerine karşı hassas. Gençlerin bu konuda bilinçlenmesi ve harekete geçmesi, uyum ve azaltım çabalarının başarısı için hayati önem taşıyor. Çalıştaylar, gençlere hem yerel hem de küresel düzeyde iklim politikalarına dair bilgi edinme ve ağ kurma imkânı sunacak.
Dünya genelinde gençlik iklim hareketleri, son yıllarda önemli bir ivme kazandı. Türkiye'de de gençler, iklim grevleri, kampanyalar ve sosyal medya üzerinden seslerini duyuruyor. COP31 öncesi düzenlenen bu çalıştaylar, gençlerin taleplerini resmi müzakere masasına taşımaları için bir fırsat olarak değerlendiriliyor. Çalıştay sonuç bildirgesinin, zirvede Türkiye'nin gençlik delegasyonu tarafından sunulması bekleniyor.
Katılım ve Başvuru Süreci
Çalıştaylara katılmak isteyen gençler, ilgili valiliklerin ve gençlik merkezlerinin web siteleri üzerinden başvuru yapabilecek. Başvuruların Eylül ayı içinde alınması planlanıyor. Katılımcı sayısının her ilde 100-150 kişi ile sınırlı tutulması, böylece etkileşimli atölye çalışmalarının verimliliğinin artırılması hedefleniyor. Çalıştaylar ücretsiz olacak ve katılımcılara sertifika verilecek.
Etkinliklerin sonunda, her ilden seçilen temsilciler, Antalya'da yapılacak olan COP31 gençlik ön zirvesine katılacak. Bu ön zirvede, 30 ilin ortak bildirisi birleştirilerek tek bir gençlik deklarasyonu haline getirilecek. Söz konusu deklarasyon, zirve sırasında düzenlenecek yan etkinliklerde ve resmi oturumlarda dile getirilecek.
Gençlik İklim Çalıştayları, Türkiye'nin iklim diplomasisi açısından da stratejik bir adım. Zirveye ev sahipliği yapacak olan Türkiye, gençlerin katılımını teşvik ederek uluslararası topluma kapsayıcı bir mesaj vermeyi amaçlıyor. Aynı zamanda bu çalıştaylar, gençlerin iklim politikalarına olan güvenini artırabilir ve uzun vadeli sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlayabilir. İklim krizinin etkilerinin her geçen gün daha fazla hissedildiği bir dönemde, gençlerin sesi ve eylemi, geleceğin şekillenmesinde belirleyici olacak.