Son dönemde Suriye'de yaşanan gelişmeler, uluslararası güçlerin bölgedeki terör örgütlerine yönelik tutumunu yeniden gündeme getirdi. Özellikle ABD'nin, Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) lideri Ahmed eş-Şara (Colani) ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) komutanı Mazlum Abdi'ye verdiği açık destek, Ankara'da ciddi rahatsızlık yaratmış durumda. Türk yetkililerine göre bu desteğin bir sonraki adımı, PKK lideri Abdullah Öcalan'ı kapsayabilir. Bu iddialar, bölgesel dengeleri yeniden şekillendirebilir.
ABD'nin Terör Örgütleriyle Dansı
ABD, yıllardır Ortadoğu'da kendi çıkarları doğrultusunda hareket eden grupları desteklemekle biliniyor. Colani'nin geçmişi, El Kaide bağlantılı El Nusra Cephesi'ne ve El Kaide'nin Suriye kolu olarak bilinen HTŞ'ye dayanıyor. ABD, bu grubu önce terör örgütü olarak listelemesine rağmen, son süreçte Colani'yi ve grubunu diplomatik olarak kabul etti. Benzer şekilde, SDG'nin omurgasını oluşturan YPG'nin PKK'nın Suriye kolu olduğu bilinen bir gerçek. ABD'nin, PKK'yı terör örgütü olarak kabul etmesine rağmen, YPG'ye milyonlarca dolarlık askeri ve lojistik destek sağlaması, Ankara ile Washington arasında sürekli bir kriz kaynağı olmuştur.
Türkiye'nin Tepkisi ve Yeni Operasyonlar
Türkiye, ABD'nin bu ikiyüzlü politikasına karşı defalarca tepki gösterdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve üst düzey yetkililer, terör örgütlerine desteğin kabul edilemez olduğunu vurgularken, sınır ötesi operasyonların devam edeceği sinyalini verdi. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Irak'ın kuzeyi ve Suriye'nin kuzeyinde PKK/YPG'ye yönelik operasyonlarını sürdürüyor. Son olarak, Suriye'nin kuzeyinde oluşturulmaya çalışılan güvenli bölge tartışmaları, bu operasyonların kapsamını genişletebilir. Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, sınır hattında oluşturulmak istenen terör koridorunu tamamen ortadan kaldırmak için gerekli tüm tedbirlerin alındığını açıkladı.
Mazlum Abdi'nin Durumu ve PKK'nın Geleceği
Mazlum Abdi, SDG'nin genel komutanı olarak ABD'nin en önemli müttefiklerinden biri haline geldi. PKK'nın kurucularından olan Abdi, Türkiye tarafından terörist olarak aranıyor. Ancak ABD, onu meşru bir muhatap olarak görüyor. Bu durum, Türkiye'nin güvenlik kaygılarını artırıyor. Uzmanlara göre, ABD'nin Colani ve Abdi'ye verdiği desteğin ardından, sıradaki hedefin Öcalan olması sürpriz olmayacaktır. Öcalan, İmralı Cezaevi'nde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı. Ancak son dönemde Öcalan'ın örgüt üzerindeki etkisini kullanarak PKK'nın lağvedilmesi yönünde çağrılar yapılabileceği konuşuluyor.
Olası Bir Öcalan Girişimi ve Bölgesel Etkileri
Eğer ABD, Öcalan'ı da bir pazarlık kozu olarak kullanmaya kalkarsa, bu durum bölgede yeni bir kaos dalgasını tetikleyebilir. Türkiye, PKK liderinin serbest bırakılması veya ev hapsine alınması gibi bir senaryoya kesinlikle karşı çıkacaktır. Öte yandan, PKK'nın geleceği konusunda yapılacak her türlü girişim, terörle mücadelede yeni bir dönemin kapısını aralayabilir. Türk yetkililer, PKK'nın tamamen bitirilmesi için kararlılıkla çalıştıklarını belirtiyor. Bu süreçte, uluslararası toplumun terör örgütlerine karşı tutarlı bir tavır alması gerektiği vurgulanıyor.
Sonuç olarak, Suriye'deki gelişmeler ve ABD'nin pragmatik politikaları, bölgedeki tüm dengeleri alt üst edebilir. Türkiye'nin, kendi güvenliğini ilgilendiren hiçbir konuda taviz vermeyeceği açık. Colani ve Abdi'nin ardından Öcalan'ın gündeme gelmesi, hem Ankara hem de bölge için yeni bir meydan okuma anlamına geliyor. Yaşananlar, uluslararası ilişkilerde çıkar odaklı yaklaşımların ne kadar değişken olabileceğini bir kez daha gözler önüne seriyor.