Citi Gelişmekte Olan Piyasalar Strateji Başkanı Luis Costa, Türk lirasına ilişkin değerlendirmesinde, TL'ye yönelik olumlu görüşlerini koruduklarını ifade etti. Costa, mevcut kur politikasının sürdürülebilirliğinin ise önemli bir soru işareti oluşturduğunu vurguladı. Bu açıklama, küresel yatırımcıların Türkiye'nin para politikası ve kur rejimine dair tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.
TL'de olumlu görünümün arkasında ne var?
Costa'nın TL'ye yönelik iyimserliği, son dönemde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) attığı adımlar ve makroekonomik göstergelerdeki kısmi iyileşmeyle uyumlu. Özellikle faiz politikasında normalleşme sinyalleri ve enflasyonla mücadelede kararlılık mesajları, uluslararası yatırımcıların Türk varlıklarına ilgisini artırdı. Costa, TL'nin diğer gelişmekte olan ülke para birimlerine kıyasla cazip bir risk-getiri profili sunduğunu belirtiyor.
Ancak stratejistin dikkat çektiği nokta, bu olumlu tablonun kalıcılığı. Costa'ya göre, mevcut kur politikasının sürdürülebilirliği, önümüzdeki dönemde para ve kur politikalarının tutarlılığına bağlı. Piyasa oyuncuları, TCMB'nin faiz indirim döngüsüne ne zaman başlayacağı ve bu süreçte kurun nasıl bir seyir izleyeceği konusunda belirsizlik yaşıyor.
Kur politikası neden sorgulanıyor?
Türkiye'de uzun süredir uygulanan kontrollü kur rejimi, zaman zaman piyasa mekanizmalarıyla çelişebiliyor. Özellikle rezerv birikimi ve sterilizasyon çabaları, kur üzerindeki baskıyı artırabiliyor. Costa'nın "soru işareti" olarak nitelendirdiği durum, bu tür müdahalelerin uzun vadede ne kadar sürdürülebileceğine ilişkin endişeleri yansıtıyor.
Son aylarda TL, nominal olarak değer kaybetme eğiliminde olsa da reel efektif kur endeksi tarihsel ortalamaların altında seyrediyor. Bu durum, TL'nin rekabet gücünü koruduğuna işaret ediyor. Ancak yurt içi yerleşiklerin döviz talebi ve dolarizasyon eğilimi, kur üzerindeki yukarı yönlü riskleri canlı tutuyor.
Piyasa tepkisi ve beklentiler
Costa'nın açıklamaları, uluslararası yatırımcıların Türkiye'ye yönelik pozisyonlarını gözden geçirdiği bir dönemde geldi. Son haftalarda yabancı yatırımcıların Türk tahvillerine ilgisi artmış, Borsa İstanbul'da da seçici alımlar görülmüştü. Ancak kur oynaklığı ve politika faizindeki belirsizlik, bu ilginin sürdürülebilirliğini tartışmaya açıyor.
Ekonomistler, TCMB'nin önümüzdeki toplantılarında faiz koridorunu daraltıcı adımlar atması ve likidite yönetimini sıkılaştırmasının beklendiğini belirtiyor. Bu adımların TL'yi destekleyebileceği, ancak kur politikasının şeffaflığı konusundaki soru işaretlerini tam olarak gideremeyebileceği ifade ediliyor.
Küresel bağlam ve Türkiye'nin konumu
Gelişmekte olan piyasalar, Fed'in para politikası duruşu ve küresel risk iştahındaki dalgalanmalardan etkileniyor. Citi'nin değerlendirmesi, Türkiye'nin bu geniş resim içindeki yerini korumaya çalıştığını gösteriyor. Costa, TL'yi diğer yüksek getirili para birimleriyle karşılaştırdığında, Türkiye'nin sunduğu getirinin cazip olduğunu ancak risklerin de göz ardı edilmemesi gerektiğini ima ediyor.
Öte yandan, Türkiye'nin ihracat performansı ve turizm gelirleri, cari açık üzerindeki baskıyı hafifletiyor. Enerji fiyatlarındaki ılımlı seyir de dış dengeye olumlu katkı sağlıyor. Ancak jeopolitik riskler ve küresel ticaretteki yavaşlama, bu olumlu tabloyu tehdit edebilir.
Sonuç: Fırsat ve riskler bir arada
Citi'nin değerlendirmesi, Türk lirasına yönelik yatırımcı algısının iki yönlü olduğunu ortaya koyuyor: Bir yanda cazip getiri arayışı, diğer yanda politika belirsizliği. Costa'nın vurguladığı sürdürülebilirlik sorusu, önümüzdeki dönemde atılacak adımların şeffaflığına ve tutarlılığına bağlı. Piyasalar, TCMB'nin iletişim politikasını ve kur üzerindeki duruşunu yakından izlemeye devam edecek. Türk lirasının orta vadeli seyri, büyük ölçüde bu dengeye vereceği tepkiyle şekillenecek.