Antalya’da E.Ö.’ye yönelik cinsel istismar suçlamasıyla yargılanan R.H.U. hakkında 20 yıla kadar hapis cezası istenirken, sanığın karar duruşması öncesinde kaçırıldığı yönünde iddialar ortaya atıldı. Olay, hem adliye çevrelerinde hem de kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı konuyla ilgili soruşturma başlattı.
Duruşma Öncesi Gizemli Kaybolma
Davanın görüldüğü Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi, iddianamede E.Ö.’ye yönelik ‘cinsel istismar’ ve ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından R.H.U.’nun 20 yıla kadar hapsini talep etmişti. Duruşma günü sanık avukatının müvekkilinin kayıp olduğunu bildirmesi üzerine mahkeme heyeti duruşmayı erteledi. Edinilen bilgilere göre R.H.U., duruşma öncesi evinden ayrılmış ve bir daha kendisinden haber alınamamıştı. Ailesi ve avukatı, sanığın kaçırılmış olabileceğini belirterek polise başvurdu.
Kaçırma İddiası ve Soruşturma
R.H.U.’nun yakınları, sanığın kendi isteğiyle kaçmasının mümkün olmadığını, aksine tehdit edilerek veya zorla götürüldüğünü öne sürdü. Antalya Emniyet Müdürlüğü, kayıp ihbarı üzerine geniş çaplı bir arama çalışması başlattı. Güvenlik kameraları ve telefon sinyalleri incelenirken, olayla ilgili farklı istihbaratlar da değerlendiriliyor. Bazı kaynaklar, sanığın dosyada adı geçen başka kişiler tarafından susturulmak amacıyla kaçırılmış olabileceğini ileri sürüyor.
Davanın Geçmişi ve Toplumsal Tepkiler
E.Ö., 2021 yılında Antalya’nın Merkez ilçesinde tanıştığı R.H.U.’nun kendisini alıkoyarak defalarca cinsel istismarda bulunduğunu iddia etmişti. Şikayet üzerine başlatılan soruşturmada R.H.U. tutuklanmış ve hakkında iddianame düzenlenmişti. Duruşmalar boyunca mağdur taraf adalet beklerken, sanığın kaybolması tepkilere yol açtı. Kadın hakları dernekleri ve sivil toplum kuruluşları, adli sürecin şeffaf yürütülmesi çağrısında bulundu. Antalya Barosu ise gelişmeyi yakından takip ettiğini duyurdu.
Hukuki Süreç ve Olası Gelişmeler
Sanığın kaçırıldığı iddiası, davanın seyrini tamamen değiştirebilir. Mahkeme, öncelikle R.H.U.’nun bulunmasını bekleyecek. Eğer kaçırma iddiası doğrulanırsa, soruşturma derinleştirilecek ve olaya karışanlar hakkında yeni dava açılabilecek. Uzmanlar, bu tür durumların yargılamanın uzamasına ve mağdurun ikincil travma yaşamasına neden olabileceği uyarısında bulunuyor. Adalet Bakanlığı’nın da konuya ilişkin bir inceleme başlatması bekleniyor.
Cinsel istismar davalarında yaşanan bu tür sıra dışı gelişmeler, yargı sisteminin zaaflarını bir kez daha gündeme taşıyor. Sanığın kaybolması, yalnızca bir davanın değil, aynı zamanda mağdurun adalet arayışının da akıbetini belirsizleştiriyor. Olay, toplumda cinsel suçlarla mücadelede daha etkili önlemler alınması gerektiği yönündeki tartışmaları alevlendirdi. Antalya’daki bu vaka, yargının bağımsızlığı ve etkinliği kadar, suçtan etkilenen bireylerin korunmasının da ne kadar hayati olduğunu hatırlatıyor.