Çin Dışişleri Bakanlığı, ABD Başkanı Donald Trump'ın Pekin'i Amerikan seçimlerine müdahale etmek ve seçmen verilerini ele geçirmekle suçlamasına resmi bir yanıt verdi. Bakanlık sözcüsü, Beijing'de düzenlenen basın toplantısında, 'Çin'in hiçbir zaman ABD seçimlerine müdahale etme gibi bir niyeti olmamıştır ve bu tür iddialar tamamen asılsızdır' ifadelerini kullandı. Trump, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, Çin'in 2016 ve 2020 seçimlerinde kendisine karşı faaliyet yürüttüğünü öne sürmüştü.
Suçlamaların Arka Planı
Trump'ın iddiaları, özellikle sosyal medyada dolaşan bazı belgelerin Çinli hackerlar tarafından çalındığı yönündeki raporlara dayanıyor. Ancak Çin yönetimi, bu raporların 'kötü niyetli propagandanın bir parçası' olduğunu savunuyor. Sözcü, 'Biz her zaman uluslararası ilişkilerde karşılıklı saygı ve müdahale etmeme ilkesine bağlı kaldık. ABD'deki seçimlerle ilgili herhangi bir operasyonumuz olmamıştır' dedi.
Pekin'den Diyalog Çağrısı
Çin, aynı zamanda iki ülke arasında artan gerilimi düşürmek için diyalog kapısını açık bıraktı. Bakanlık, Washington'a ortak çıkarlar üzerinde işbirliği yapma çağrısında bulundu. 'Bu tür suçlamalar yerine, karşılıklı güveni artırmak için yapıcı bir diyalog başlatılmasından yanayız' ifadeleri kullanıldı.
Uzman Görüşleri
Analistler, Trump'ın suçlamalarının seçim döneminde siyasi bir manevra olabileceğini belirtiyor. Pekin'deki Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nden Prof. Zhang Wei, 'Trump, kendi seçmen tabanını harekete geçirmek için yabancı müdahalesi kartını kullanıyor. Ancak somut bir kanıt sunmaması bu iddiaları zayıflatıyor' dedi.
Öte yandan, ABD İstihbarat Topluluğu'nun daha önce yayımladığı raporlarda Çin'in seçimlere doğrudan müdahale ettiğine dair bir bulguya rastlanmadığı hatırlatılıyor. 2020'de yayımlanan resmi belgeler, müdahalenin daha çok Rusya ve İran tarafından gerçekleştirildiğini ortaya koyuyordu.
Çin'in bu son yanıtı, iki ülke arasındaki ticaret savaşları ve Tayvan gibi hassas konularla birleşince, ABD-Çin ilişkilerinde yeni bir gerilim dalgası yaratabilir. Ancak Pekin, 'yapıcı ve istikrarlı' bir ilişki istediğini yineleyerek, mevcut yönetimle çalışmaya hazır olduğunu belirtti.