Dünyanın en büyük çikolata üreticilerinden İsviçre, son aylarda Türk çayına yoğun ilgi gösteriyor. Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB) verilerine göre, 2025 yılının ilk 6 ayında İsviçre'ye yapılan çay ihracatı 2,5 milyon dolara ulaştı. Bu rakam, 2024 yılının tamamında gerçekleşen 1,8 milyon dolarlık ihracatı geride bıraktı. Uzmanlar, bu artışın arkasında İsviçreli tüketicilerin organik ve özel üretim çaylara olan talebinin yanı sıra, Türk çayının eşsiz lezzet profilinin etkili olduğunu belirtiyor.
İsviçre pazarında Türk çayı atağı
DKİB verilerine göre, İsviçre'ye yapılan çay ihracatı miktar bazında da yüzde 40 artarak 120 tona ulaştı. İhracatın büyük bölümünü Rize ve Trabzon bölgesinde üretilen yüksek kaliteli siyah çaylar oluşturuyor. İsviçreli ithalatçılar, özellikle geleneksel yöntemlerle işlenen ve kar altında yetişen çaylara yöneliyor. DKİB Başkanı Saffet Kalyoncu, "Dünyada üzerine kar yağan tek çay olma özelliğine sahip Doğu Karadeniz çayı, İsviçre'de premium segmentte yer buluyor. Bu, bölge ekonomisi için büyük bir fırsat" dedi.
Rekor ihracat hedefi büyüyor
Türkiye'nin toplam çay ihracatı 2025'te 15 milyon doları aşmayı hedefliyor. İsviçre bu pazarda en hızlı büyüyen ülkelerden biri konumunda. Geçen yıl aynı dönemde sadece 1,2 milyon dolarlık ihracat yapılmışken, 2025'te bu rakamın ikiye katlanması dikkat çekiyor. İhracatçılar, İsviçre pazarındaki başarının diğer Avrupa ülkelerine de örnek olmasını bekliyor. Özellikle Almanya, Hollanda ve İngiltere'den talep arttığı gözlemleniyor.
Çayda markalaşma ve sertifikasyon ön planda
Türk çayının İsviçre'de tutunmasında coğrafi işaret ve organik sertifikasyonun önemli rol oynadığı belirtiliyor. Doğu Karadeniz Bölgesi'nde üretilen çayların büyük bir kısmı, AB organik sertifikasına sahip. Ayrıca, "Rize Çayı" coğrafi işaretli ürün olarak İsviçre pazarında tescillenmiş durumda. Bu durum, tüketicilerin güvenini kazanırken, fiyat avantajı da sağlıyor. Türk çayı, İsviçre'de ortalama 20-25 dolar/kg fiyatla satılırken, yerel çaylardan yüzde 15-20 daha uygun bir konumda.
Uzman yorumu: Fırsatlar ve riskler
İhracattaki bu hızlı yükseliş, Türk çay sektörü için önemli bir başarı hikayesi olsa da, sürdürülebilirlik konusunda dikkatli olunması gerekiyor. Uzmanlar, artan talebin üretim kapasitesini zorlamaması ve kalite standartlarının korunması gerektiğine işaret ediyor. Ayrıca, döviz kurlarındaki dalgalanmalar ve lojistik maliyetlerindeki artış, karlılığı tehdit edebilir. Yine de, Türk çayının dünya pazarındaki yeri giderek sağlamlaşıyor. İsviçre örneği, doğru pazarlama ve kaliteyle geleneksel ürünlerin küresel başarıya ulaşabileceğini gösteriyor.