İktidar medyasının aktardığına göre, 12 milletvekiline ait toplam 14 dokunulmazlık dosyası Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) sunuldu. Bu dosyalardan ikisinin, CHP'nin seçilmiş genel başkanı Özgür Özel'e ait olduğu belirtildi. AKP kurmaylarının söz konusu fezlekelere ilişkin 'ilkesel bir karar' aldığı da yine aynı kaynaklarca ifade edildi. Gelişme, Türkiye'de siyasi kutuplaşmanın en önemli konularından biri olan milletvekili dokunulmazlıkları tartışmasını yeniden alevlendirdi.
Fezlekelerin içeriği ve kapsamı
Meclis Başkanlığı'na sunulan 14 fezlekeden 2'si CHP lideri Özgür Özel'le ilgili. Diğer dosyalar ise farklı partilerden toplam 10 milletvekilini kapsıyor. Fezlekelerin hangi suçlamaları içerdiği henüz kamuoyuyla tam olarak paylaşılmadı. Ancak geçmişte benzer süreçlerde olduğu gibi, iddiaların genellikle 'görevi kötüye kullanma', 'hakaret' ve 'terör propagandası' gibi maddeler etrafında şekillendiği biliniyor. AKP'ye yakın kaynaklar, partinin bu fezlekeler karşısında 'suçun niteliğine ve delil durumuna' bakacaklarını, toplu bir dokunulmazlık zırhı kaldırma operasyonu planlamadıklarını öne sürüyor.
Siyasi partilerden ilk tepkiler
CHP cephesi, bu hamleyi 'hukuki bir süreç' olmaktan ziyade 'siyasi bir operasyon' olarak değerlendiriyor. Özel'in avukatları, fezlekelere ilişkin herhangi bir somut delil bulunmadığını, bu tür girişimlerin muhalefeti susturmaya yönelik olduğunu dile getiriyor. Diğer muhalefet partileri de süreci yakından izlediklerini belirtirken, iktidar ortağı MHP ise konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmış değil. Geçmişte benzer fezleke süreçlerinde MHP'nin kilit rol oynadığı hatırlanırsa, yeni dönemde nasıl bir tutum sergileneceği merak konusu. AKP kurmaylarının 'ilkesel karar' olarak nitelendirdiği yaklaşımın, fezlekelerin ciddiyetine göre hareket etmek olduğu anlaşılıyor; yani topluca değil, dosya dosya değerlendirme yapılması planlanıyor.
Öte yandan, Türkiye'de 2016 yılında anayasa değişikliğiyle milletvekili dokunulmazlıkları büyük ölçüde kaldırılmış, HDP'li vekiller başta olmak üzere birden çok siyasetçi hakkında dava açılmıştı. O tarihten bu yana dokunulmazlık dosyaları periyodik olarak gündeme geliyor. Şimdi ise hem ana muhalefet liderinin hem de diğer muhalif isimlerin dosyalarının aynı dönemde sunulması, sürecin siyasi bir boyut kazandığı yorumlarına yol açıyor. Hukukçular, anayasanın ilgili maddelerine göre fezlekelerin Meclis'te görüşülmesi ve bir komisyon tarafından karara bağlanması gerektiğini vurguluyor. Ancak zamanlaması ve kapsamı, bu sürecin doğrudan seçim atmosferine endeksli olabileceği ihtimalini akıllara getiriyor.
Türkiye siyasi tarihinde dokunulmazlık zırhı, hükümetler ve muhalefet arasında sık sık gerilim konusu oldu. Bugün gelinen noktada, AKP'nin Meclis çoğunluğu sayesinde fezlekelere istediği yönü karar alma gücü bulunuyor. Ancak muhalefetin güçlü itirazları ve kamuoyunun dikkati, bu kararların hukuki olduğu kadar siyasi sonuçlarını da belirleyecek gibi görünüyor. Özellikle CHP lideri Özel'in dosyasının ayrı bir önemi var: Zira daha önce benzer iddialarla karşı karşıya kalan bazı siyasetçiler yargılandıktan sonra beraat ederken, bazıları ise ceza aldı. Bu nedenle sürecin nasıl işleyeceği, Türkiye'de ifade özgürlüğü ve siyasetin alanı konusunda da önemli bir sınav olacak.
Bağımsız analistler, milletvekili dokunulmazlıklarının tamamen kaldırılmasından bu yana geçen sürede, siyasi partiler arasındaki güvenin daha da azaldığına dikkat çekiyor. Bugün yaşananlar, sadece hukuki bir prosedür değil, aynı zamanda iktidar-muhalefet ilişkilerinin geldiği noktayı gösteren bir barometre olarak okunabilir. Meclis'in önümüzdeki günlerde bu fezlekelere nasıl bir yanıt vereceği, Türkiye demokrasisinin dayanıklılığı açısından da kritik bir gösterge olacak.