CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, devlet ve özel öğrenci yurtlarında son yıllarda artan ölüm, intihar ve şüpheli ölüm vakalarının tüm yönleriyle araştırılması amacıyla TBMM Başkanlığı'na araştırma önergesi sundu. Tanrıkulu, özellikle barınma koşulları, psikolojik destek hizmetlerinin yetersizliği, denetim eksiklikleri ve güvenlik açıklarının bu trajik olaylarda etkili olduğunu belirtti. Önergede, yurtlarda yaşanan can kayıplarının sistematik bir soruna işaret ettiği vurgulandı.
Ölümlerin boyutu ve nedenleri
Tanrıkulu'nun verdiği bilgilere göre, son üç yılda öğrenci yurtlarında en az 12 şüpheli ölüm ve intihar vakası kayıtlara geçti. Bu vakaların çoğunda, öğrencilerin psikolojik destek alamadığı, yurt yönetimlerinin ihmali olduğu ve denetimlerin yetersiz kaldığı iddia ediliyor. Özellikle özel yurtlarda hijyen, güvenlik ve beslenme koşullarının standartların altında olduğu belirtiliyor. Tanrıkulu, "Gençlerimiz eğitim almak için gittikleri yurtlarda can veriyor. Bu kabul edilemez. Meclis bu konuyu tüm boyutlarıyla ele almalı" dedi.
Denetim raporları ve genel görünüm
TBMM Dilekçe Komisyonu'nun daha önce yayımladığı bir raporda, özel yurtların yüzde 40'ının ruhsatsız veya eksik belgelerle çalıştığı ortaya konmuştu. Ayrıca devlet yurtlarının da kontenjan baskısı altında olduğu, öğrenci başına düşen alanın standartların altında kaldığı tespit edilmişti. Tanrıkulu, "Ne yazık ki denetim raporları raflarda kalıyor. Bu ölümler önlenebilirdi. Yeni bir yasal düzenleme ve etkin denetim şart" ifadelerini kullandı.
Siyasi partilerin tepkileri
Konuyla ilgili diğer siyasi partilerden de açıklamalar geldi. İYİ Parti, konunun Meclis gündemine taşınmasını desteklerken, MHP ise özel yurtların denetlenmesi gerektiğini ancak kamu yurtlarının da yetersiz olduğunu belirtti. HDP ise yaşanan can kayıplarının ardından bir an önce soruşturma açılması çağrısı yaptı. AK Parti cephesinden henüz resmi bir açıklama gelmezken, konunun TBMM'de görüşülmesi bekleniyor.
Bağımsız değerlendirme
Öğrenci yurtlarındaki ölüm vakaları, Türkiye'de eğitim sisteminin ve barınma politikalarının sadece bir parçası. Ancak bu olaylar, devletin gençlere karşı sorumluluğunu sorgulatıyor. Denetim mekanizmalarının işletilmemesi, yetersiz bütçe ayrılması ve özel sektörün kontrolsüz büyümesi, benzer trajedilerin yaşanmasına zemin hazırlıyor. Meclis araştırması, bu sorunun kök nedenlerini tespit etme ve kalıcı çözümler üretme açısından kritik bir adım.