Yolsuzluk ve cinsel taciz suçlamalarıyla cezaevinde bulunan eski Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) üyesi Tanju Özcan, partisinden istifa ettiğini açıkladı. Özcan, avukatı aracılığıyla CHP Genel Merkezi'ne ilettiği dilekçede, partinin 'işgal altında' olduğunu ve bağımsız mahkemelerin kararlarını tanımadığını belirtti. Bu gelişme, kamuoyunda uzun süredir tartışılan arınma süreci ve parti içi muhalefet tartışmalarına yeni bir boyut kazandırdı.
İstifa dilekçesi ve gerekçeleri
Tanju Özcan, cezaevinden yazdığı istifa dilekçesinde, CHP'nin 'belirli bir grup tarafından işgal edildiğini' ve bu durumun partinin ilkelerine aykırı olduğunu savundu. Özcan, ayrıca bağımsız mahkemelerin kendisi hakkında verdiği kararları 'hukuki dayanaktan yoksun' olarak nitelendirdi. Dilekçede, 'Partime ve davama olan bağlılığım nedeniyle, bu çürümüş yapının bir parçası olmaktansa istifa etmeyi tercih ediyorum' ifadelerine yer verildi.
Arınma listesi ve yankıları
Özcan'ın istifası, geçtiğimiz haftalarda Takvim.com.tr tarafından yayımlanan 'arınma listesi' haberlerinin ardından geldi. Bu listede, yolsuzluk ve cinsel suçlardan yargılanan veya hüküm giyen bazı siyasetçilerin isimleri yer alıyordu. CHP içinde de benzer bir arınma süreci tartışılırken, Özcan'ın istifası bu tartışmaları alevlendirdi. Parti sözcüleri, Özcan'ın istifasının 'kişisel bir karar' olduğunu ve partinin bu tür iddialarla mücadele etmeye devam edeceğini açıkladı.
Tanju Özcan, daha önce Bolu Belediye Başkanlığı görevinde bulunmuş, 2023 yılında yolsuzluk ve cinsel saldırı suçlamalarıyla tutuklanmıştı. Davası devam eden Özcan'ın, cezaevinde bulunduğu süre boyunca parti yönetimine eleştirileri sürmüştü. Bu gelişme, siyasi partilerdeki etik standartlar ve hukuki süreçlerin işleyişi konusunda kamuoyunda yeniden soru işaretleri oluşturdu.