CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan, Yatağan ve Menteşe ilçelerinde linyit ve boksit madenciliği amacıyla bazı taşınmazların acele kamulaştırılmasına ilişkin karara sert tepki gösterdi. Özcan, 'Maden faaliyetlerinin sürdürülmesi gerekçesiyle bölgenin geleceğinin oldubittiye getirilmesi kabul edilemez' dedi. Kamulaştırma kararı, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Kamulaştırma kararının detayları
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, Muğla'nın Yatağan ilçesinde bulunan bazı taşınmazlar, Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) tarafından linyit madenciliği faaliyetleri için acele kamulaştırılacak. Benzer şekilde, Menteşe ilçesindeki bazı araziler de Eti Maden İşletmeleri tarafından boksit madenciliği amacıyla acele kamulaştırma kapsamına alındı. Kararda, kamulaştırmanın 'maden faaliyetlerinin kesintisiz sürdürülebilmesi' gerekçesiyle yapıldığı belirtildi. Acele kamulaştırma süreci, olağan kamulaştırma prosedürlerinin dışında, daha kısa sürede tamamlanıyor ve mülk sahiplerinin itiraz hakkını kısıtlıyor.
Özcan'dan sert eleştiriler
CHP Milletvekili Gizem Özcan, konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, kararın Muğla halkının iradesi yok sayılarak alındığını savundu. Özcan, 'Bölge halkı, çevre ve tarım arazilerinin korunmasını isterken, bir gecede yayımlanan kararla maden şirketlerine peşkeş çekiliyor. Bu karar, Muğla'nın turizm potansiyeline de darbe vuracaktır' ifadelerini kullandı. Ayrıca, acele kamulaştırma kararının hukuka aykırı olduğunu belirten Özcan, konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıyacağını duyurdu.
Bölgenin ekolojik ve ekonomik önemi
Muğla, Türkiye'nin önemli turizm merkezlerinden biri olmasının yanı sıra, zeytinlikleri ve ormanlarıyla da dikkat çekiyor. Yatağan ve Menteşe ilçeleri, tarım ve hayvancılık açısından da kritik bir role sahip. Uzmanlar, bölgede yapılacak maden faaliyetlerinin su kaynaklarını, tarım alanlarını ve ekosistemi olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor. Öte yandan, Türkiye Kömür İşletmeleri ve Eti Maden, söz konusu sahalarda istihdam yaratılacağını ve ülke ekonomisine katkı sağlanacağını belirtiyor.
Muğla'da daha önce de maden şirketlerine verilen imtiyazlara karşı çevre örgütleri ve yerel halk tarafından protestolar düzenlenmişti. 2021 yılında Yatağan'da bir maden sahasının genişletilmesi planı, kamuoyunun tepkisi üzerine mahkeme kararıyla durdurulmuştu. Şimdi ise acele kamulaştırma kararıyla benzer bir tartışma yeniden alevlendi.
Hukukçular, acele kamulaştırma kararının Anayasa'nın mülkiyet hakkını düzenleyen 35. maddesine aykırı olabileceğini, çünkü kamulaştırmanın 'kamu yararı' amacı taşıması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, acele kamulaştırma yetkisinin olağanüstü haller için kullanılması gerekirken, burada maden şirketlerinin ticari çıkarları için kullanıldığı eleştirisi yapılıyor.
CHP'li Özcan'ın girişimiyle konunun Meclis'te tartışılması beklenirken, çevre örgütleri de kararı yargıya taşımayı planlıyor. Muğla'da yaşayan vatandaşlar ise, 'Bu kararın arkasında kim var?' sorusunu soruyor. Gelişmeler, Türkiye'de enerji politikaları ile çevre koruma arasındaki gerilimi bir kez daha gözler önüne seriyor.