CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede Türkiye ekonomisinde derinleşen dolarizasyon tehlikesine dikkat çekti. Karabat, yüksek faiz politikalarına rağmen tasarrufların ve borçlanmanın hâlâ döviz ve altına endeksli olduğunu belirterek, bu durumun Türkiye'nin gerçek beka meselesi haline geldiğini söyledi. Ekonomideki yapısal sorunların çözülmemesi halinde dolarizasyonun daha da derinleşeceğini ifade etti.
Dolarizasyonun boyutları
Karabat, Türkiye'de yerli paranın değer kaybıyla birlikte bireylerin ve şirketlerin döviz cinsinden tasarruf ve borçlanma eğiliminin arttığını vurguladı. Merkez Bankası verilerine göre, yurt içi yerleşiklerin döviz mevduatları son bir yılda önemli ölçüde yükseldi. Aynı şekilde, şirketlerin döviz borçları da artış gösterdi. Bu durum, Türk lirasına olan güvenin azaldığının ve ekonominin kırılganlığının arttığının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Yüksek faiz politikasının etkisi
Merkez Bankası'nın faiz oranlarını artırmasına rağmen, enflasyon beklentilerinin yüksek seyretmesi ve TL'nin değer kaybının devam etmesi, dolarizasyonu tetikliyor. Karabat, yüksek faiz politikasının tek başına sorunu çözmeyeceğini, yapısal reformların hayata geçirilmesi gerektiğini savundu. Ayrıca, siyasi belirsizlikler ve hukuk sistemine duyulan güvensizliğin de TL'den kaçışı hızlandırdığını belirtti.
Çözüm önerileri
Özgür Karabat, dolarizasyonu tersine çevirmek için atılması gereken adımları sıraladı:
- Enflasyonla mücadelede kararlılık ve şeffaflık
- Bağımsız bir merkez bankası politikası
- Hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi
- Yatırım ortamının iyileştirilmesi
- Üretime dayalı bir ekonomi modeline geçilmesi
Karabat, bu reformların hayata geçirilmesi durumunda TL'ye olan güvenin yeniden tesis edilebileceğini ifade etti.
Ekonomistler de benzer görüşler paylaşıyor. Dolarizasyonun sürekli hale gelmesi, para politikasının etkinliğini azaltırken, finansal istikrarı da tehdit ediyor. Uzun vadede, Türkiye'nin yabancı sermaye girişi ve sürdürülebilir büyüme hedefleri için dolarizasyonun kontrol altına alınması kritik önem taşıyor.