İzmir'de CHP'li Buca Belediyesi'ne yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturmasında gözaltına alınan kişi sayısı 54'e yükseldi. Soruşturma kapsamında CHP'li Belediye Başkanı Görkem Duman ve eski belediye başkanı Erhan Kılıç'ın da aralarında bulunduğu şüpheliler, usulsüz imar, rüşvet, kredi kartı suiistimali ve ihale usulsüzlükleriyle suçlanıyor. Operasyon, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi tarafından gerçekleştirildi.
Operasyonun detayları
Sabah saatlerinde başlayan eş zamanlı baskınlarda, belediye binası ve başkanlık makamı da dahil olmak üzere 40'tan fazla adreste aramalar yapıldı. Gözaltına alınanlar arasında belediye başkan yardımcıları, daire müdürleri, belediye meclis üyeleri ve özel kalem müdürü gibi üst düzey yöneticiler bulunuyor. Soruşturma dosyasında, belediyenin imar planı değişiklikleri karşılığında rüşvet alındığı, belediye ait kredi kartlarının kişisel harcamalar için kullanıldığı ve ihalelerde usulsüzlük yapıldığı iddiaları yer alıyor.
Soruşturmanın arka planı
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, yaklaşık altı aydır sürüyor. İddialar arasında, belediyenin bazı imar projelerine usulsüz onay verdiği ve bu süreçte çok sayıda şirketten yüksek miktarlarda rüşvet alındığı belirtiliyor. Ayrıca, belediye personelinin maaşlarından kesinti yapılarak bir fon oluşturulduğu ve bu fonun da usulsüz harcamalarda kullanıldığı ileri sürülüyor. Soruşturma kapsamında ele geçirilen belgeler ve dijital materyaller incelemeye alındı. Gözaltı işlemlerinin ardından şüphelilerin adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.
Görkem Duman ve Erhan Kılıç'ın durumu
Gözaltına alınan Belediye Başkanı Görkem Duman'ın ifadesi alınırken, avukatlarının soruşturma sürecine itiraz ettiği öğrenildi. Duman'ın, suçlamaları reddettiği ve operasyonu 'siyasi bir komplo' olarak nitelendirdiği belirtiliyor. Eski belediye başkanı Erhan Kılıç ise, 2019-2024 yılları arasında görev yapmış ve seçimlerde aday olmamıştı. Kılıç hakkında da benzer suçlamalar bulunuyor. İki ismin de adli kontrol şartıyla serbest bırakılması veya tutuklanması söz konusu olabilir.
Toplumsal ve siyasi yansımalar
Buca Belediyesi'ndeki bu büyük yolsuzluk operasyonu, İzmir'de ve Türkiye genelinde geniş yankı buldu. CHP'li yetkililer, operasyonu 'hukuki bir süreç' olarak değerlendirirken, muhalefet partileri ise konuyu 'belediyelerin denetlenmesi gerektiği' bağlamında ele alıyor. Sosyal medyada ise operasyonun siyasi mi yoksa adli mi olduğu tartışılıyor. Ancak uzmanlar, kamu kaynaklarının usulsüz kullanımının ciddi bir suç olduğuna ve soruşturmanın bağımsız yargı tarafından yürütülmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Bu olay, yerel yönetimlerdeki denetim mekanizmalarının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gündeme getirdi. Kamu kaynaklarının etkin ve şeffaf kullanımı, demokratik toplumların temel ilkelerindendir. Soruşturmanın sonuçlanmasının ardından, benzer iddiaların başka belediyelerde de araştırılması gündeme gelebilir.