İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen yolsuzluk, rüşvet ve suç örgütü soruşturması kapsamında tutuklanan CHP'li Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, İçişleri Bakanlığı tarafından geçici tedbir olarak görevden uzaklaştırıldı. Karar, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Soruşturma süreci
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, Buca Belediyesi'nde yolsuzluk ve rüşvet iddialarına yönelik geniş kapsamlı bir soruşturma başlatmıştı. Soruşturma kapsamında aralarında Görkem Duman'ın da bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alınmış, ardından mahkemece tutuklanmıştı. Duman'ın eski belediye başkanı Ercan Tatı ve bazı belediye yöneticileriyle birlikte 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma' ve 'ihaleye fesat karıştırma' suçlamalarıyla karşı karşıya olduğu belirtiliyor.
Görevden uzaklaştırma kararı
İçişleri Bakanlığı, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 47. maddesi uyarınca, soruşturma sürecinin sağlıklı yürütülmesi ve kamu güvenliği açısından Duman'ın geçici olarak görevden uzaklaştırılmasına karar verdi. Yerine, İzmir Valiliği tarafından atanacak bir kayyımın belediye yönetimini geçici olarak devralması bekleniyor.
Siyasi tepkiler
Karar, siyasi çevrelerde geniş yankı uyandırdı. CHP Genel Merkezi, sürecin yargıya intikal etmiş bir konu olduğunu ve hukukun üstünlüğüne güven duyulması gerektiğini açıkladı. Buca Belediyesi'nde yapılan operasyonun siyasi bir hamle olduğunu iddia eden partililer, adli sürecin takipçisi olacaklarını belirtti. Öte yandan, İYİ Parti ve diğer muhalefet partileri de konu hakkında temkinli açıklamalar yaparken, bazı sivil toplum kuruluşları yolsuzlukla mücadelede kararlılık çağrısında bulundu.
Görkem Duman'ın avukatı, müvekkilinin suçlamaları reddettiğini ve adli sürecin sonucuna kadar masumiyet karinesinin korunması gerektiğini ifade etti. Avukat, tutukluluk haline itiraz edeceklerini ve adil yargılama talep ettiklerini söyledi.
Bu gelişme, belediyelerde yolsuzluk iddialarının sıkça gündeme geldiği bir dönemde yaşanıyor. Uzmanlar, belediyelerde şeffaflık ve hesap verebilirlik mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Kamu ihale sistemindeki denetim eksikliklerinin bu tür vakaların önünü açtığına dikkat çeken hukukçular, soruşturmanın derinleştirilmesinin önemli olduğunu ve adaletin tecellisi için sürecin bağımsız şekilde yürütülmesi gerektiğinin altını çiziyor.