CHP'li Beyoğlu Belediyesi'nde Şehit Yakınları ve Gazilerle İlişkiler Şefliği'nde birim sorumlusu olarak görev yapan Erman Yıldırım, işten çıkarılma sürecinde kendisine yönelik tehditlerde bulunulduğunu iddia etti. Yıldırım, belediye yönetiminin kendisini "Kafana sıkacaktık" sözleriyle tehdit ettiğini ve ardından görevine son verildiğini açıkladı. Bu iddia, belediye içinde büyük yankı uyandırırken, konuyla ilgili soruşturma başlatılıp başlatılmayacağı merak konusu oldu.
Erman Yıldırım'ın iddiaları
Erman Yıldırım, yaptığı açıklamada, yaklaşık iki yıldır Beyoğlu Belediyesi'nde çalıştığını ve şehit yakınları ile gazilere yönelik hizmetlerin yürütüldüğü birimde sorumlu olarak görev aldığını belirtti. Yıldırım, işten çıkarılma sürecinin geçtiğimiz hafta başladığını, önce mobbing uygulandığını, ardından da doğrudan tehdit edildiğini ifade etti. "Belediye binasında bir toplantı sırasında bana 'Kafana sıkacaktık' dediler. Bu sözler üzerine şok geçirdim. Benimle birlikte birkaç çalışan daha aynı muameleye maruz kaldı. Daha sonra hiçbir gerekçe gösterilmeden iş akdim feshedildi" dedi.
Yıldırım, ayrıca belediye içinde bazı isimlerin siyasi baskı yaptığını, çalışma koşullarının giderek ağırlaştığını ve kendisinin de bu baskılara dayanamayarak haklarını arayacağını söyledi. Konuya ilişkin hukuki süreç başlatacağını belirten Yıldırım, "Ben şehit yakınları ve gaziler için çalışıyordum. Bu insanlara hizmet etmek benim için onurdu. Ama şimdi bu tehditler karşısında susmayacağım. Gerekirse yargıya taşıyacağım" ifadelerini kullandı.
Belediyeden açıklama
Beyoğlu Belediyesi'nden konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, iddiaların gerçeği yansıtmadığı belirtilerek, personel işlemlerinin tamamen hukuki çerçevede yürütüldüğü vurgulandı. Açıklamada, "Kurumumuzda görev yapan tüm personelin hak ve hukuku gözetilir. Hiçbir çalışanımıza yönelik tehdit veya baskı söz konusu değildir. Erman Yıldırım'ın iş akdi, görev tanımına uygun davranmadığı ve disiplin kurallarına riayet etmediği gerekçesiyle feshedilmiştir. İddialar tamamen asılsızdır" denildi.
Belediye yetkilileri, konunun kurum içi disiplin süreciyle ilgili olduğunu, iddiaların kişisel bir husumetten kaynaklanmış olabileceğini ifade ederek, yapılan hiçbir uygulamanın tehdit içermediğini savundu. Ancak Erman Yıldırım'ın avukatı, belediyenin açıklamalarına karşılık, müvekkilinin maruz kaldığı muameleyi ispatlayacak delilleri olduğunu ve dava açacaklarını duyurdu.
Şehit yakınları ve gaziler üzerinden siyasi çekişme
Bu olay, yerel seçimler öncesinde CHP'li belediyelerin şehit yakınları ve gazilere yönelik politikalarının tartışıldığı bir dönemde yaşanıyor. Şehit yakınları ve gaziler, toplumun en hassas kesimlerinden biri olarak kabul ediliyor ve bu alanda yapılan hizmetler büyük önem taşıyor. Beyoğlu Belediyesi'nde bu birimin başında bulunan bir ismin işten çıkarılması ve ardından gelen tehdit iddiaları, belediyenin bu konudaki hassasiyetini sorgulatıyor.
Uzmanlar, bu tür iddiaların ciddiyetine dikkat çekerek, bağımsız bir soruşturma yürütülmesi gerektiğini vurguluyor. İstanbul Barosu'na bağlı bazı avukatlar da konunun takipçisi olacaklarını belirtti. Olayın, sadece bir işçi-işveren ilişkisinden öte, toplumsal bir duyarlılığı ilgilendirdiğini ifade eden uzmanlar, belediyenin bu konuda şeffaf davranması gerektiğini söylüyor.
Hukuki süreç başlıyor
Erman Yıldırım'ın avukatı, işe iade davası açacaklarını, ayrıca tehdit suçlamasıyla ilgili olarak da savcılığa suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı. Yıldırım, yaşadığı süreci "mobbing ve tehdit" olarak nitelendirirken, belediyenin açıklamalarının aksine, elinde yazılı ve sözlü deliller olduğunu iddia etti.
Bu gelişme, yerel siyasette de yankı buldu. Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) Beyoğlu İlçe Başkanlığı'na ulaşan Yıldırım, partililerle görüşerek yaşadıklarını anlattı. CHP ilçe yönetimi, konuyu yakından takip ettiklerini, belediye yönetimiyle görüşeceklerini ve gerekirse partinin kendi iç disiplin sürecinin işletileceğini belirtti. Öte yandan, ana muhalefet partisi içinde bu tür bir olayın yaşanması, seçim öncesinde CHP'nin yönetim anlayışına yönelik eleştirilere yol açabilir.
Kamuoyu, Beyoğlu Belediyesi'nin bu iddialara ilişkin somut bir yanıt vermesini ve soruşturma başlatılmasını bekliyor. Yıldırım'ın ortaya attığı iddiaların doğruluğunun yargı sürecinde netlik kazanması bekleniyor.
Bu olay, şehit yakınları ve gaziler gibi toplumun minnettar olduğu kesimlerle ilgili çalışan kamu görevlilerinin güvence altına alınması gerektiğini bir kez daha gösteriyor. Yerel yönetimlerin, siyasi görüş farkı gözetmeksizin bu tür hassas birimlerde çalışanları koruyucu politikalar izlemesi büyük önem taşıyor. Yaşanan bu tartışma, kurumların iç işleyişinin şeffaflık ve adalet ilkeleriyle yönetilmesi gerektiğinin altını çiziyor.