Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Etimesgut Belediyesi'ne yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında tutuklanan CHP'li Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu hakkında önemli bir gelişme yaşandı. Hakkındaki ihbarlar üzerine adli makamlarca alınan kan, idrar ve saç örneklerinin Adli Tıp Kurumu'ndaki analizleri tamamlandı. Rapora göre Beşikçioğlu'nun vücudunda esrar (THC) maddesine rastlandığı kesinleşti. Bu bulgu, başkan hakkında yürütülen soruşturmada yeni bir aşamaya gelindiğini gösteriyor.
Adli Tıp Raporu ve İddialar
Adli Tıp Kurumu'nun hazırladığı rapor, Beşikçioğlu'nun 6 Şubat 2025 tarihinde alınan örneklerinde THC (Tetrahidrokanabinol) tespit edildiğini ortaya koydu. Raporda, kan ve idrar testlerinin yanı sıra saç analizi de yapıldığı, bu analizlerin de uyuşturucu kullanımını doğruladığı belirtildi. Beşikçioğlu, daha önce 'rüşvet ve ihaleye fesat karıştırma' suçlamalarıyla tutuklanmıştı. Ancak bu rapor, soruşturmaya 'uyuşturucu madde kullanımı' boyutunu ekledi. Savcılık, raporu dosyaya ekleyerek Beşikçioğlu hakkındaki suçlamaları genişletebilir.
Soruşturmanın Arka Planı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma, Etimesgut Belediyesi'ndeki bazı ihale ve ruhsat işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı ihbarı üzerine başlatılmıştı. Operasyon kapsamında Beşikçioğlu ile birlikte belediyenin üst düzey yöneticileri de gözaltına alınmıştı. Yapılan aramalarda dijital materyaller ve dokümanlara el konulmuştu. Belediye Başkanı Beşikçioğlu, ifadesinde suçlamaları reddederek 'siyasi bir komplo' ile karşı karşıya olduğunu öne sürmüştü. Ancak Adli Tıp raporu, iddiaların ciddiyetini artırdı. Beşikçioğlu'nun avukatlarının, rapora itiraz etmek için yasal yollara başvuracağı öğrenildi.
Soruşturma kapsamında daha önce gözaltına alınan bazı belediye çalışanları, ifadelerinde Beşikçioğlu'nun özellikle imar ve ruhsat işlerinde belirli müteahhitlere öncelik tanıdığını, bu durumun belediye bütçesinde milyonlarca liralık zarara yol açtığını beyan etmişti. Bu ifadeler, soruşturmanın seyrini etkilemişti. Şimdi ise uyuşturucu madde kullanımı, şüphelinin toplumdaki imajı ve kamu güveni açısından ayrı bir tartışma başlattı.
CHP cephesinden ise ilk açıklamalar, 'sürecin takipçisi oldukları' yönünde. Parti sözcüsü, yargı sürecinin sağlıklı işlemesi gerektiğini vurgularken, bu tür iddiaların kanıtlanana kadar masumiyet karinesinin esas olduğunu belirtti. Ancak kamuoyunda, özellikle yerel seçimler öncesinde bu tür bir skandalın partiye zarar vermemesi için dikkatli bir yönetim izlenmesi bekleniyor.
Adli Tıp raporu, yalnızca Beşikçioğlu'nun kaderini etkilemekle kalmayıp, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü diğer soruşturmalara da ışık tutabilir. Zira devam eden birçok dosyada benzer iddialar gündeme gelmiş ve tarafların uyuşturucu kullanımı sorgulanmıştı. Bu rapor, emniyet birimlerinin ve yargının, kamu görevlilerinin özel hayatı ile kamu görevi arasındaki çizgiyi daha net belirlemesine de öncülük edebilir.
Erdal Beşikçioğlu'nun avukatı, rapora itiraz edeceklerini ve yeniden analiz yapılmasını talep edeceklerini açıkladı. Avukat, "Müvekkilim bu suçlamaları kabul etmiyor. Adli Tıp raporunun teknik hatalar içerdiğini düşünüyoruz. Yasal süreçte gerekeni yapacağız" dedi. Bu süreçte Beşikçioğlu'nun tutukluluk halinin devam edip etmeyeceği, önümüzdeki günlerde yapılacak duruşmada netleşecek.
Bu gelişmeler, Türkiye'de kamu görevlilerinin uyuşturucu kullanımı konusunda daha sıkı denetimlerin gerekliliğini yeniden gündeme getirdi. Özellikle üst düzey bürokratların ve seçilmiş yetkililerin bu tür maddelerden uzak durması, hem hukuki hem de etik açıdan büyük önem taşıyor. Uyuşturucu kullanımının bir suç olduğu kadar, topluma örnek olma sorumluluğu bulunan kişiler için ayrıca bir zafiyet olarak değerlendirildiği bu süreçte, yargının vereceği karar merakla bekleniyor.