İçişleri Bakanlığı, Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat ile Silifke Belediye Başkanı Mustafa Turgut'un, haklarında yürütülen "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve rüşvet alma" soruşturmaları kapsamında görevden uzaklaştırıldığını duyurdu. Karar, İstanbul ve Mersin Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülen adli tahkikatlar çerçevesinde alındı.
Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat hakkındaki iddialar
Ali Ercan Akpolat, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "rüşvet alma" suçlamalarıyla karşı karşıya. Soruşturma, Adalar ilçesindeki bazı imar ve inşaat projelerinde usulsüzlük yapıldığı, belediye yetkililerinin rüşvet karşılığında imar planı değişikliklerine onay verdiği iddialarına dayanıyor. Gözaltına alınan Akpolat, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. İçişleri Bakanlığı, Anayasa'nın 127. maddesi ile Belediye Kanunu'nun 47. maddesi uyarınca Akpolat'ı geçici olarak görevden uzaklaştırdı. Yerine, İstanbul Valiliği tarafından atanan bir kayyum göreve başladı.
Silifke Belediye Başkanı Mustafa Turgut'un durumu
Mustafa Turgut ise Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen bir başka soruşturmada benzer suçlamalarla karşı karşıya. İddialara göre, Silifke ilçesinde tarım arazilerinin imara açılması, imar planı değişiklikleri ve belediye ihalelerinde usulsüzlük yapıldığı, rüşvet alındığı öne sürülüyor. Turgut da gözaltına alındıktan sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı ancak İçişleri Bakanlığı, hakkındaki soruşturmanın selameti açısından görevden uzaklaştırma kararı verdi. Yerine Mersin Valiliği tarafından atanan bir kayyum görevlendirildi.
Soruşturmaların tarihçesi ve kapsamı
Her iki soruşturma da yerel yönetimlerdeki yolsuzluk iddialarına odaklanmış durumda. İçişleri Bakanlığı, bu tür soruşturmalarda belediye başkanlarının görevden uzaklaştırılmasının yasal bir zorunluluk olduğunu belirtiyor. Anayasa'nın 127. maddesi, "Kamu hizmetlerinin aksamasına yol açan hallerde" belediye başkanlarının görevden alınabileceğini öngörüyor. Belediye Kanunu'nun 47. maddesi ise soruşturma ve kovuşturma sürecinde başkanın geçici olarak uzaklaştırılabileceğini hükme bağlıyor.
CHP'li belediyelere yönelik bu tür işlemler, geçmişte de sıkça gündeme gelmişti. Muhalefet partileri, bu uygulamaların siyasi olduğunu savunurken, iktidar kanadı yargı süreçlerine müdahale etmediklerini, kararların bağımsız mahkemelerce verildiğini vurguluyor. Son olarak, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik başlatılan soruşturmalar da benzer tartışmalara yol açmıştı.
Ali Ercan Akpolat, daha önce CHP İstanbul İl Başkan yardımcılığı görevinde bulunmuş, 2019 yerel seçimlerinde Adalar Belediye Başkanı seçilmişti. Mustafa Turgut ise 2014 yılında Silifke Belediye Başkanı seçilmiş, 2019'da yeniden aday olmuş ve kazanmıştı. Her iki başkan da görev süreleri boyunca çeşitli projelere imza atmış, ancak yolsuzluk iddialarıyla sarsılmış durumda.
Soruşturma devam ederken, belediye meclislerinin durumu da merak konusu. İçişleri Bakanlığı, kayyum atamalarının belediye hizmetlerinin aksamaması için yapıldığını bildirdi. Kayyumlar, belediye başkanının yetkilerini kullanarak, meclis kararlarını onaylama ve belediye şirketlerini yönetme yetkisine sahip. Ancak bu durum, yerel demokrasi açısından tartışmaları da beraberinde getiriyor.
Son olarak, CHP'li belediyelere yönelik bu müdahale, parti tarafından "siyasi operasyon" olarak nitelendirildi. CHP Genel Başkanı, yaptığı açıklamada, "Yargıyı kullanarak siyasi rakipleri saf dışı bırakma çabaları kabul edilemez" ifadelerini kullandı. İktidar partisi ise, yargının bağımsızlığına vurgu yaparak, soruşturmaların yolsuzluk iddialarına dayandığını savundu. Bu gelişmeler, önümüzdeki günlerde siyasetin ana gündem maddelerinden biri olmaya aday.