CHP'de mahkemenin kurultay kararının ardından yaşanan hukuki belirsizlik, TBMM grup toplantısında kürsü krizine dönüştü. Partinin iki önemli ismi Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel arasında, Meclis çatısı altında kimin konuşacağına dair anlaşmazlık parti içinde yeni bir gerilim dalgası yarattı. CHP kulislerinde, bu durumun partinin yaklaşan seçimler öncesinde birlik mesajı vermesini zorlaştırdığı yorumları yapılıyor.
Mahkeme kararı ve kürsü krizi
Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin CHP kurultayına yönelik 'mutlak butlan' kararı, Kemal Kılıçdaroğlu'nun hukuken genel başkanlık görevine dönmesini sağladı. Ancak Özgür Özel, partinin mevcut yönetimi tarafından seçilmiş genel başkan olarak görevine devam ediyor. Bu ikili yapı, TBMM'deki grup toplantısında somut bir krize dönüştü. Kılıçdaroğlu'nun grup başkanvekili sıfatıyla kürsüye çıkmak istemesi, Özel'in de partinin genel başkanı olarak konuşma yapmak istemesi üzerine tansiyon yükseldi.
Parti içi dengeler ve olası senaryolar
CHP'de bu kriz, yalnızca bir protokol sorunu olarak görülmüyor. Parti içinde Kılıçdaroğlu'na yakın isimler, mahkeme kararının uygulanması gerektiğini savunurken, Özel kanadı ise partinin tüzüğüne ve genel kurul iradesine vurgu yapıyor. Uzun süredir devam eden bu hukuki süreç, CHP'nin seçim stratejisini de etkiliyor. Siyaset bilimciler, bu tür bir iktidar boşluğunun partinin kamuoyundaki güvenilirliğini zedelediğini belirtiyor. Önümüzdeki günlerde ya partinin olağanüstü kurultay kararı alması ya da mahkeme sürecinin kesinleşmesi bekleniyor.
CHP'nin içindeki bu mücadele, Türkiye siyasetinde muhalefetin geleceği açısından kritik bir dönemece işaret ediyor. Parti içi uzlaşma sağlanamazsa, CHP'nin seçimlere parçalanmış bir görüntüyle gitme riski bulunuyor. Ancak her iki kanat da şu an için gerilimi düşürmeye yönelik adımlar atmaktan kaçınıyor.