Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) suç duyurusu üzerine, partiye ait seçmen verilerini hukuka aykırı şekilde ele geçirdikleri öne sürülen iki şüphelinin adreslerinde arama yapıldığı, çok sayıda dijital materyale el konulduğu ve verilerin yapay zeka uygulaması ChatGPT üzerinden işlendiği iddiasıyla ilgili inceleme başlatıldığı bildirildi. Soruşturma, siyasi partilerin veri güvenliği konusundaki hassasiyetini bir kez daha gündeme taşıdı.
Arama ve El Koyma İşlemleri
Edinilen bilgilere göre, CHP Genel Merkezi'nin şikayeti üzerine harekete geçen savcılık, Türk Ceza Kanunu'nun 133. maddesi kapsamında "kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi" ve 243. maddesi kapsamında "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girme" suçlarından soruşturma başlattı. Soruşturma çerçevesinde, kimlikleri tespit edilen iki şüphelinin ikametgahlarında bugün sabah saatlerinde eş zamanlı arama operasyonu gerçekleştirildi. Operasyonda, şüphelilere ait bilgisayar, telefon ve harici disk gibi çok sayıda dijital materyale el konuldu.
El konulan materyallerin incelenmesi için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ve Adli Bilişim Uzmanları'ndan destek alınacağı öğrenildi. Şüphelilerin ifadelerinin alınması için emniyete götürüldüğü, sorgularının sürdüğü belirtildi.
ChatGPT İddiası ve Veri Güvenliği
Olayın en dikkat çekici boyutunu ise ele geçirilen verilerin yapay zeka destekli sohbet robotu ChatGPT üzerinden işlendiği iddiası oluşturuyor. İddiaya göre, şüpheliler, CHP'nin seçim çalışmaları sırasında kullanılan seçmen veritabanından kopyaladıkları verileri, analiz etmek ve kişiselleştirilmiş propaganda mesajları oluşturmak amacıyla ChatGPT'nin veri işleme yeteneklerinden yararlandı. Bu durum, hem kişisel verilerin korunması hem de yapay zeka teknolojilerinin kötüye kullanımı açısından yeni bir tartışma başlattı.
Uzmanlar, ChatGPT gibi yapay zeka araçlarının büyük veri setlerini işleyebilme kapasitesinin, siyasi partilerin hedefli kampanya yapmasına olanak tanıdığını ancak bu tür uygulamaların veri sahiplerinin açık rızası olmadan yapılmasının yasalara aykırı olduğunu vurguluyor. Ayrıca, işlenen verilerin yurt dışındaki sunuculara aktarılabileceği endişesi de gündeme geliyor.
CHP'den Açıklama
CHP yetkilileri, konuyla ilgili yaptıkları yazılı açıklamada, partilerinin dijital altyapısının güvenliği konusunda hassasiyet gösterdiklerini, yaşanan bu olayın tüm siyasi partiler için bir uyarı niteliği taşıdığını belirtti. Açıklamada, "Seçmenlerimizin kişisel verileri bizim için kutsaldır. Bu verilerin izinsiz kullanılmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Hukuki sürecin takipçisiyiz" ifadelerine yer verildi.
Öte yandan, CHP'nin siber güvenlik altyapısını güçlendirmek amacıyla harekete geçtiği, dışarıdan bağımsız bir siber güvenlik firmasıyla anlaşma yapılacağı ve 2024 yılı içinde tüm verilerin şifrelenerek daha güvenli bir sisteme taşınacağı bilgisi edinildi.
Hukuki Süreç ve Yaptırımlar
Uzman hukukçular, bu tür bir olayda şüphelilerin 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalabileceğini, ayrıca verilerin niteliğine göre cezanın artırılabileceğini belirtiyor. Ayrıca, kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçiren kişinin, verileri bir başkasına vermesi veya yayması halinde de ayrıca cezalandırılacağı ifade ediliyor. Soruşturmanın genişletilmesi halinde, verilerin sızdırılmasında rolü olan başka kişilerin de tespit edilebileceği bildiriliyor.
Bu olay, siyasi partilerin veri güvenliği konusundaki zafiyetlerini ortaya koyarken, kamuoyunda elektronik ortamda tutulan kişisel verilerin ne kadar korunaklı olduğu sorusunu da akıllara getiriyor. Uzmanlar, seçmenlerin de kendi kişisel verilerini korumak için dikkatli olmalarını, şüpheli e-postalara ve mesajlara itibar etmemelerini tavsiye ediyor.
Olayın yargıya taşınması, Türkiye'de siyasi partilerin kullandığı veri işleme yöntemlerine ilişkin daha kapsamlı bir denetimin önünü açabilir. Bu tür davalar, gelecekte siyasi iletişimde etik kuralların da netleştirilmesine katkı sağlayabilir.