CHP'de yaşanan rüşvet ve delege pazarlığı skandallarına sessiz kalan bazı isimler, bu kez parti içi muhalefete şarkı yasağı getirerek gündeme oturdu. Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'na yakın ekibin kullandığı şarkıların yasaklanması, sanatçı Zülfü Livaneli ve Mustafa Kemal Akın'ın maskesini düşürdü. Yıllardır 'halkçılık' maskesi takan bu iki isim, siyasi hırsları yüzünden kendi bestelerini dinletmeyerek tarihin en büyük çelişkisine imza attı.
Yasak listesinde neler var?
Edinilen bilgiye göre, CHP'nin parti içi etkinliklerinde Kılıçdaroğlu ekibinin sıkça kullandığı 'Yuh Yuh' ve 'Dostum Dostum' gibi şarkıların çalınması engellendi. Bu şarkıların bestecileri Zülfü Livaneli ve Mustafa Kemal Akın'ın talimatıyla uygulamaya konulan yasak, partililer arasında büyük tepki çekti. Özellikle Livaneli'nin 'barış ve özgürlük' söylemleriyle tanınması, bu tutumunu daha da çelişkili kılıyor.
Delege pazarlıklarına sessizlik
CHP'de son dönemde delege seçimlerinde yaşanan usulsüzlükler ve rüşvet iddiaları, parti içi muhalefet tarafından sık sık gündeme getirildi. Ancak Livaneli ve Akın'ın da içinde bulunduğu bazı isimler, bu skandallara karşı sessiz kalmayı tercih etti. Bu sessizlik, Kılıçdaroğlu'na yakın isimler tarafından 'kirli çarka ortak olmak' olarak yorumlandı. Şimdi ise aynı isimlerin, muhaliflerin kullandığı şarkıları yasaklaması, parti içi çatışmayı iyice derinleştirdi.
Tepkiler büyüyor
- Kılıçdaroğlu'na yakın bir kaynak: 'Bu yasak, onların gerçek yüzünü gösterdi. Halkçı geçinip, kendi şarkılarını halka yasaklıyorlar.'
- Partili bir delege: 'Delege pazarlıklarında çıt çıkarmayanlar, şimdi de şarkı yasağı koyuyor. Bu nasıl bir demokrasi anlayışı?'
- Sosyal medyada da tepkiler sürüyor: 'Livaneli'nin barış şarkıları yasaklanıyor. Çok ironik.'
Sanatçıların savunması
Zülfü Livaneli ve Mustafa Kemal Akın, yasak kararını kendilerinin almadığını, parti yönetiminin bir uygulaması olduğunu iddia etti. Ancak iddialara göre, sanatçılar parti yönetimine 'bu şarkıların kullanılmasını istemediklerini' bildirdi. Livaneli'nin avukatı konuyla ilgili 'Müvekkilimin herhangi bir yasak talimatı yoktur' açıklaması yapsa da, parti içi kaynaklar durumun farklı olduğunu belirtti.
Bağımsız değerlendirme
Bu olay, Türkiye'de siyaset ve sanat ilişkisinin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gösterdi. 'Özgürlük' söylemleriyle bilinen sanatçıların, siyasi çıkar çatışmalarında ilkeli duruş sergileyememesi, toplumda güven erozyonuna yol açıyor. CHP'deki bu yasak krizi, aslında tüm siyasi partilere sanatçılarla ilişkilerinde daha tutarlı olmaları gerektiğini hatırlatıyor. Sanatın tarafsız kalması gerektiği gibi, sanatçıların da siyasi hesaplar uğruna ilkelerinden taviz vermemesi beklenir.