CHP'de Kemal Kılıçdaroğlu'nun "FETÖ ajanlarını zamanında fark edemedim" sözleri ve mutlak butlan süreci tartışılırken, bir grup edebiyatçının yayımladığı "Kayyım rejimine hayır" bildirisi yeni bir polemiğe yol açtı. Bildirideki bazı imzaların, geçmişte TSK'nın terörle mücadelesini hedef alan bir metinde de yer aldığı ortaya çıktı.
İmzaların ortaklığı
Söz konusu bildiri, aralarında tanınmış yazar ve şairlerin bulunduğu 100'den fazla kişi tarafından imzalandı. Ancak listedeki isimlerin bir kısmının daha önce 2016 yılında TSK'nın Fırat Kalkanı Harekatı'nı eleştiren bir bildiriye de imza attığı belirlendi. Bu durum, CHP içinde "aynı çevrelerin farklı siyasi amaca hizmet ettiği" yorumlarına neden oldu.
CHP'de mutlak butlan gerilimi
CHP'deki mutlak butlan süreci, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun partideki etkisini yeniden gündeme getirdi. Kılıçdaroğlu'nun "FETÖ ajanlarını zamanında fark edemedim" açıklaması, parti içinde farklı yorumlanırken, edebiyatçı bildirisi tartışmaları derinleştirdi. CHP'li bazı isimler, bildirinin "Kılıçdaroğlu'na destek" niteliği taşıdığını savunurken, diğerleri ise "parti içi hesaplaşmanın dışarıya taşınması" olarak değerlendiriyor.
Edebiyatçıların siyasi duruşu
Türkiye'de edebiyatçıların siyasi bildirilerde yer alması yeni bir olgu değil. Ancak son bildiride imzası bulunan birçok ismin geçmişte TSK'yı hedef alan metinlere de imza atması, "edebiyatçı kalkanı" eleştirilerini beraberinde getirdi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in bu bildiriyle ilgili henüz bir açıklama yapmaması, merakla bekleniyor.
Öte yandan, bildirinin hedef aldığı kayyım uygulamaları, özellikle HDP'li belediyelere yönelik olarak biliniyor. Edebiyatçılar, kayyım atamalarının demokrasiye aykırı olduğunu savunurken, hükümet ise terörle mücadele kapsamında bu adımları attığını söylüyor. Bu polemik, Türkiye'nin siyasi kutuplaşmasının edebiyat dünyasına da yansıdığının bir örneği olarak kaydediliyor.
Sonuç olarak, CHP'deki iç tartışma ile edebiyatçı bildirisi arasındaki bağlantı, siyasi yelpazenin farklı kesimlerinde yankı buldu. Bildirinin hangi amaca hizmet ettiği ve kimlerin kurguladığı sorusu ise havada kalmaya devam ediyor.